Yeniden Refah Partisi'nden 'Libya' açıklaması

Yeniden Refah Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin Libya meselesi ile ilgili son gelişmeleri değerlendirdi.

Yeniden Refah Partisi'nden 'Libya' açıklaması
Dünya
Yeniden Refah Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin Libya meselesi ile ilgili son gelişmeleri değerlendirdi.

Libya’da taraf olup, tarafsız bir çözüm ortaya koymanın mümkün olamayacağının altını çizen Bekin, "Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki çıkarlarını da önceleyerek kucaklayıcı politikalarla  Libya’daki soruna ön ayak olması artık kaçınılmaz bir gerçektir." dedi.

Bekin yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:  
"Yetkililerimiz defaten Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile General Hafter öncülüğündeki Libya Ulusal Ordusu arasında arabuluculuk girişiminin mümkün olamayacağını ifade ederken; “ Bir tarafta meşru hükümet var, diğer tarafta darbeci var. Meşru Hükümet ile darbeci arasında arabuluculuk yapılabilir mi? Uluslararası hukukta da böyle bir şey söz konusu değil” şeklinde kesin cümleler kullanırken, Halife Hafter’i de PKK ile eşdeğer çizgide göstermeye çalışıyordu.


HAFTER ANLAŞMAYI İMZALAMADI

Bütün bu açıklamalara rağmen, Sayın Erdoğan ve Sayın Putin arasında varılan ortak karar gereği Libya’da ateşkes sağlanması konusunda yapılan girişim ve çağrı karşısında General Hafter’ın, Türkiye ve Rusya’nın ateşkes çağrısını kabul etmesiyle Türk-Rus bakanların ve üst düzey yetililerin öncülüğünde Ulusal Mutabakat Hükümeti  ile  Akile Salih başkanlığındaki Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi ve ‘Libya Ulusal Ordusu‘ başında yer alan General Hafter ve Libya Siyasi Anlaşması gereği 17 Aralık  2015’te kurulan Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni temsilen Başbakanı Fayez Mustafa al-Sarrac Moskova’da bir araya gelerek mutabakat metni üzerinde görüşmeler yaptı.
Başbakan Fayiz es Sarrac metni imzalarken, General Halife Hafter ise istediği bir günlük düşünme süresi sonunda anlaşmayı imzalamadan Libya’ya geri döndü.


SON DERECE ACELECİ BİR YAKLAŞIM OLDU

Bekin değerlendirmesinin devamında şunları kaydetti; "Burada bir gerçeğe vurgu yapmak gerekirse, Hafter anlaşmayı imzalamadan Türkiye’de bunun iç politika malzemesi yapılıp kazanılmış bir zafer gibi ortaya konulması son derece aceleci bir yaklaşım olmuş oldu. Buna ilaveten, General Halife Hafter’i her defasında  ‘darbeci’  olarak ilan eden Hükümet yetkililerimiz adına Moskova görüşmelerinde kendisini birinci elden muhatap alan bakan ve yetkililerimiz bir bakıma General Halife Hafter’i legalize etmiş oldu."

 

Son Güncelleme: 00 0000 00:00

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

BUNLARA DA BAKIN