Mil-Diyanet Sen'i hedef alan Bayraktutara sert cevap!

Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı Celaleddin GÜL'ü hedef alan Mehmet Bayraktutar'ın açıklamalarına Mil-Diyanet Sen yönetim kurulu sert cevap yayımlandı.

PAYLAŞ

Yapılan açıklamada;

KİTLESEL KOPUŞLAR YAŞAYAN DİYANET-SEN’DE BÜYÜK PANİK 

Diyanet-Sen Genel Başkanı Sayın M. Bayraktutar’ın sosyal medya hesabından Genel Başkanımız Celaleddin GÜL’ü hedef alan çirkin iddia ve iftiralarına karşı zorunlu olarak yaptığımız basın açıklaması; Bugüne kadar ciddi bir alternatif olmadığı için her alanda pervasızca hareket eden Diyanet-Sen Başkanı ve yöneticileri, Genel Başkanımız Celaleddin GÜL ve yönetimi tarafından yaklaşık 7 ay önce ‘artık çare var, alternatif var, önce ahlak ve maneviyat’ prensibiyle, Manevi İlkeli Liyakatli Sendika (Mil-Diyanet Sen) kurulunca paniklemeye başladılar. İftira kampanyaları başlatarak genelde sendikamıza özel de ise Genel Başkanımız Celaleddin GÜL’e Din Görevlisi kimliğine yakışmayan bir üslupla saldırmaya başladılar. Kurulduğumuz günden itibaren ‘Diyanet hizmet kolunda kurulmuş olan her sendika bizim için kıymetlidir ve değerlidir’ söylemini dilimizden düşürmememize rağmen, Sayın Bayraktutar’ın gittiği her il ve ilçede, bulduğu her platformda sendikamıza ve Genel Başkanımıza karşı takındığı çirkin tavır ve iftiralarına artık dur diyerek bir cevap yazmamız ve kamuoyu ile paylaşmamız zaruret haline geldi. 

DİYANET-SEN “SÖZLEŞMELİ PERSONELE KADRO MÜJDESİ” İLE ÜYELERİNİ KANDIRIYOR!

Sendikaların kuruluş amaçları üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak olduğu için Diyanet-Sen’in bir gün önce paylaştığı ‘sözleşmeli personele kadro müjdesi’ haberinin asılsız olduğunu, sadece mayıs ayında yapılacak sendika üye tespiti sayılarına yönelik bir hamle olduğunu fark edince, binlerce sözleşmeli kardeşimizin duygularının istismar edilmemesi ve hayal kırıklığına uğramamaları için, genel merkez sayfamızdan konu hakkında açıklama yapmamız zarureti doğmuştu.

Konu hakkında görüştüğümüz yetkililer ve hukukçular, açılan dava konusunun henüz neticelenmediğini, bir üst mahkemenin sonucunun açıklanmadığını ve kaldı ki olumlu olarak açıklansa bile yine de kamudaki yüzbinlerce sözleşmeliye bu şekilde kadro verilemeyeceği, kanuni bir düzenleme ile sadece iktidar tarafından verileceği görüşü ağırlıklı ortaya çıkınca, sorumlu sendikacılık gereği sözleşmeli kardeşlerimizi konu hakkında bilgilendirip yetkili sendikanın tuzağına düşmemeleri için uyarımızı en müspet bir şekilde dile getirdik. Sayın Bayraktutar’ın sosyal medya hesabından paylaştığı asılsız iddia ve iftiralara gelince; 

1- Siz kimsiniz ki ve hangi yetki-salahiyetle yanınıza gelenleri daire başkanı olarak atayabiliyorsunuz. Atama daire başkanı oldunuz da haberimiz mi yok? Diyanet işleri Başkanlığında ki atama, yer değiştirme, tayinler ve mülakatlar sizin elinizden mi geçiyor? Bahse konu atama talebiyle ilgili iddianızla hem Sayın Cumhurbaşkanı’mızı, hem Diyanet İşleri Başkanımızı hem de İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’müzü töhmet altında bırakmış olmuyor musunuz? Eğer durum böyleyse Diyanet işleri Başkanımızı veya en azından İnsan Kaynakları Genel Müdürümüzü, Bayraktutar’ın bu beyanından dolayı konu hakkında açıklama yapmaya davet ediyoruz. 

2- Açıklamanızda ‘Araştırma yaptım, ilgililer kapasitesi yok dediği için daire başkanı yapmadım’ ifadenizi ve yine "Kendi kurum amirleri liyakatli bulmadığı için" ifadelerinizi esefle kınıyoruz. Sizin Genel Başkanımızın kapasitesini ölçmeye kalibreniz yetmez. Genel Başkanımız 1996 yılında Mısır El-Ezher Üniversitesinden mezun olmuş, 28 Şubat zulmüne maruz kalmış, zor şartlarda yüksek lisansını tamamlamış, halen Ankara İlahiyat Fakültesinde Doktora yapan ve kendi tırnaklarıyla kazıyarak bir yerlere gelmiş bir kişidir. 2012 yılından beri yaklaşık 8 sene Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünde Diyanet personelimize gece gündüz mesai mefhumu gözetmeden hizmet etmiştir. Çok arzu ediyorsanız ‘Celaleddin GÜL’ü nasıl tanırsınız?’ sorusuyla hem başkanlık merkezimizde hem de taşrada bir anket yaptırırsanız, O’nu daha iyi tanımış olursunuz. Tüm genel müdürlerimizin, daire başkanlarımızın ve çalışanlarımızın sevgi ve saygısına mazhar olan Genel Başkanımıza karşı kullanmış olduğunuz üslubu kınıyor ve sahibine iade ediyoruz. 

 3- Mayıs ayına kadar bir kaç üyeyi daha nasıl elimde tutarım paniklemesiyle yaptığınız üslupsuz sendikal faaliyetlerde, sürekli olarak ‘Diyanet’te atamalar ve mülakatlar bizden sorulur’ imasında bulunmanız ve Diyanet personelini iddia edildiği gibi tehdit etmeniz ne kadar etik bir davranıştır?  

4- İfadenizde isim vermeden ‘bir siyasi partinin gölgesine sığınarak’ cümleniz tam bir aymazlıktır. Bizler Mil-Diyanet Sen olarak hiçbir partinin arka bahçesi olmadığımız gibi hiçbir partinin vesayetini de kabul etmiyoruz. Milli ve manevi konularda, yapılan tüm hayırlı hizmetlerin yanında olduğumuzu, doğruya doğru yanlışa yanlış diyecek bir prensiple hareket ederek bu doğrultuda, Cumhurbaşkanı’mızın her daim yanında olduğumuzu en başından beri belirttik. Lakin Diyanet-Sen gibi asla sarı sendika olmayacağımızı da beyan ettik. 

5- Sürekli sahada "Arkamızda AK PARTİ var, arkamızda REİS var." söylemiyle sendika faaliyetleri yürüten sizlere soruyoruz; bu yaptığınız Cumhurbaşkanımızı ve makamını istismar etmek değil midir? Cumhurbaşkanımızın ısrarla "Hiçbir sendika arka bahçemiz değildir." demesine rağmen Cumhurbaşkanlığı makamını sürekli istismar ederek O makama zarar verdiğinizin farkında mısınız? Sayın Bayraktutar, Genel Başkanımızın ısrarla siyasi görüşüne vurgu yaptığı için merakını gidermek adına şunu belirtelim. Genel Başkanımız Celaleddin GÜL İmam hatip yıllarından itibaren Sayın Cumhurbaşkanımız gibi Milli Gençlik Vakfı’nda yetişmiş, Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN hocamızın hep yanında olmuş, O’nun rahleyi tedrisatından geçmiş ve yine O’nun adına kurulmuş ERBAKAN Vakfı’nın Ankara’da 6 yıl yöneticiliğini yapmış, her şart ve ortamda Erbakan hocamızın talebesi olduğunu gururla ifade etmiş bir kişidir. 

6- Sayın Bayraktutar! Yaptığınız açıklamanızın neresinden tutsak elimizde kalıyor maalesef. 80 bin üyeli sendikanın Genel Başkanı olarak ve yetkili sendika olmanız hasebiyle 140 bin Diyanet camiasını toplu sözleşme görüşmelerinde temsil eden bir sendika genel başkanının, bir konuyu izah etme şekli ve üslubu bu kadar basit ve sokak ağzı olmamalı diye düşünüyoruz. 

7- Açıklamanızda ‘Celaleddin GÜL bir sendika başkanı olduğunu iddia ediyor’ ifadenizi eğer sehven yazmadıysanız psikolojik durumunuz sandığımızdan da daha kötü demektir. Çünkü; Mil-Diyanet Sen 4688 sayılı yasalara uygun olarak 30 Temmuzda kuruluşunu tamamlamış, Türkiye’nin yarısına yakınında teşkilatlarını kurmuş ve altı ay gibi kısa bir sürede Diyanet camiamızın büyük teveccühüne mazhar olmuştur. MİL-SEN Konfederasyonu’nun aynı zamanda Genel Başkan Vekilliğini de yürüten Sayın GÜL, Diyanet-Sen’in alternatifi olarak yetkiyi devralmak için hızla Anadolu’yu gezmekte ve Diyanet Camiasıyla görüşmeler yaparak sendikacılıkta tekrar güvenin adı olmuştur elhamdülillah. 

8- Mil-SEN konfederasyonumuzu kastederek ‘bunlar Memur Sen’den ayrılanlar’ ifadeniz tamamen doğrudur. Zaten paylaşımınızdaki tek doğru cümle de galiba budur. Çünkü, bizler son zamanlarda güç zehirlenmesi yaşayan, makam araçları, 25 katlı rezidanslar, makam odaları ve fahiş sendika başkanları maaşlarıyla gündemden düşmeyen, aylık geliri 26 milyonun üzerinde olan ama hiçbir ciddi üretim ve faaliyete imza atmayan, iddia edildiği gibi sınav ve mülakatlara müdahale edip liyakatsiz atamalara neden olan, adam kayıran, ötekileştiren, kardeşlik hukunu çiğneyerek iddia edildiği gibi tehdit ve şantajla üyelerini tutmaya çalışan bu yapıyı terk ettik. Şuurlu her Müslümanın üzerine düşen görev gereği MİL-SEN konfederasyonunu ve Mil-Diyanet Sen’i kurduk. Mil-Diyanet Sen olarak her görüşte ve her siyasi fikirde ki arkadaşlarımıza gönlümüz ve sendikamız açıktır. Sendikamızın milli ve manevi, ilkeli ve liyakati ön plana çıkaran, bunu içselleştiren her bir kardeşimizle hak arama mücadelesinde yanımızda görmek isteriz. 

9- Mil-Diyanet Sen’de görev alan kardeşlerimizin hepsi Diyanet camiamızda şerefle görev yapmış ve halen görev yapmaya devam eden en az sizin kadar şerefli Diyanet çalışanlarından oluşmaktadır. 

10- Madem sosyal medya kullanıyor ve böylesine uzun yazılar yazabiliyorsunuz, keşke İstanbul sözleşmesi hakkında, süresiz nafaka hakkında, ahlaki çöküş hakkında da bir iki cümle yazıp bu milletin içine düştüğü manevi sorunları dile getirebilseydiniz. 

11- Her platformda bizim için ‘sendikamızı bölüyorlar’ diye prim yapmaya çalışan ve aylık geliri 2 milyonun üstünde olan Bayraktutar’a soruyoruz; 

• Hangi büyük ve önemli projeniz vardı ve yapacaktınız da biz size engel olduk? 

• Üniversitelerin yoğun olduğu onlarca şehrimize öğrenci yurdu yaptınız da biz mi engel olduk? 

• Ankara ve İstanbul gibi büyük şehirlerimize konukevi açtınız da biz mi engel olduk? 

• Yıllarca Ankara’ya gelen üyelerinizi izbe otellere mahkûm eden biz miyiz? 

• Vekillerin kadro problemlerini çözdünüz de biz mi engel olduk? 

• Yapılan bütün toplu sözleşme görüşmelerinde memurları %2.5’a biz mi mahkum ettik.

• Maddi durumu kötü olan Din görevlilerimizin eğitim gören çocuklarına burs verdiniz de biz mi engel olduk? 

• Kanayan yara lojman problemini çözdünüz de biz mi engel olduk? 

• Murakıp ve Vaizlerin özlük haklarında yaşadıkları mağduriyeti çözdünüz de biz mi engel olduk? 

• Camilerimize gelen yüksek elektrik faturaları ve ödeme problemlerini çözdünüz de biz mi engel olduk?  

 

Mil-Diyanet Sen yönetimi olarak; Camiamıza mensup imam hatiplerimizin, müezzin kayyımlarımızın, Kur’an kursu öğreticilerimizin, Vaizlerimizin, müdürlerimizin, uzmanlarımızın, eğitim görevlilerimizin, şeflerimizin, VHKİ ve yardımcı hizmetlilerimizin, şoförlerimizin, özellikle de 4/B sözleşmelilerimizin, bütün problemlerini dile getirmeye, bütün haklarını alana kadar yanlarında omuz omuza mücadele edeceğimizi tüm kamuoyuna duyururuz. 

Bu bağlamda Sayın Bayraktutar’ın açıklamalarını kınıyor, kendilerini sorumlu bir sendikacılığa davet ediyoruz. 

Ülkemizin geçtiği bu sıkıntılı zamanlarda her zamankinden daha fazla kardeşliğe, birlik ve beraberliğe ihtiyacımızın olduğu bir dönemde, Diyanet camiası içinde fitne ve fesada neden olacak bu tür davranışlardan ve açıklamalardan uzak kalınması gerektiğini hatırlatmak isteriz. 

Bizler hepimiz Diyanet camiasıyız, sendika vb. konularda birbirimizin kalplerini kırarsak, bize ve camiamıza yakışmaz. Son sözümüz şudur; Su görünmüş ve teyemmüm bozulmuştur. İsraf ettiğiniz ve kullanamadığınız yetkiyi devralmaya geliyoruz. Sayın Bayraktutar’ın kendi koltuğunu korumak için bize saldırdığını çok iyi biliyoruz. 

Bir dönem daha nasıl Genel Başkan seçilirim diye her gece hayaller kurduğunu da çok iyi biliyoruz. Yaptığı paylaşımı, bırakın şube başkanları, kendi Genel Başkan yardımcıları bile paylaşmamış. Bilmem anlatabildik mi? denildi. 

 

Mil-Diyanet Sen 

Genel Merkez Yönetim Kurulu

 

Dini Haberler

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN