Etiketler

'Bilinçsiz vitamin tüketimi bağışıklığa zarar veriyor'

Yaz aylarına kıyasla, kış aylarında bağışıklık sistemimiz daha zayıf hale geliyor. Uzmanlar bağışıklık sistemimizi ne kadar güçlü tutarsak vücudumuzun virüslere karşı direncinin de o kadar arttığını vurguluyor. Bütün dünyada toplumsal hayata darbe vurarak büyük bir sorun haline gelen Koronovirüsün (Covid-19) bazı insanlarda ağır sonuçlar göstermesi, bazılarında ise normal gribal enfeksiyon gibi seyretmesinin sebebinin kişinin bağışıklık sistemi olduğuna dikkat çeken Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Kenan Yıldırım, vücudumuzun sadece virüslere karşı değil aslında binlerce kanser hücresine karşı da her gün mücadele ettiğini dile getirdi.

Bağışıklık sisteminin vücut için hayati önemde olduğuna değinen Yıldırım, 'Vücudumuzda bir gün içerisinde binlerce kanser hücresi oluşmaktadır. Biz farkına varmadan bağışıklık sistemimiz kanser hücrelerini yakalayıp yok eder. Bu durum bağışıklığın güçlü olduğu zamanlarda etkili olmaktadır. Ancak kanser hücreleri ve virüsler bağışlık sistemimizin zayıf olduğu zamanı yakaladıklarında immün sistemi (bağışıklık sistemi) çökertmektedirler' ifadesini kullandı.

FAZLA ŞEKER TÜKETİMİ ENFEKSİYON RİSKİNİ ARTIRIYOR

Bağışıklık sisteminin güçlü olmasında beslenmenin öneminden bahseden Dyt. Yıldırım, bağışıklık sistemine düşman olan yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini belirtti. Yapılan bilimsel araştırmalara göre fazla şeker tüketimi enfeksiyonlara karşı direnci düşürdüğünü aktaran Kenan Yıldırım, 'Kızartma yağlarının çok fazla kullanımı, fast- food tarzı besinler, yanmış patates ve ekmek kızartmaları, asitli içecekler, işlenmiş etler, çok fazla kızartılmış ve yanmış etler bağışıklık sistemimizi çökerten tehlikeli gruptaki besinlerdir' diye konuştu.  

DEMİR EKSİKLİĞİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ ÇÖKERTİYOR

Demir eksikliğinin de bağışıklık sistemini düşüren bir başka faktör olduğunu aktaran Dyt. Yıldırım, 'Mutlaka demir içeriği zengin kırmızı et, sardalya, hindi eti, ıspanak, mercimek, pekmez tüketilmelidir. Bağışıklık sistemini en çok seven besinler protein kaynaklarıdır. Yumurta, balık, süt, peynir, yoğurt ve diğer hayvansal ürünlerden birini mutlaka günün her öğününde soframızda bulundurmalıyız. Günlük A ve C vitamininden zengin besinlerle beslenmek bağışıklık sistemimize en büyük katkıyı sağlayacaktır. Bu besinler havuç, portakal, mandalina, greyfurt, sarı dolmalık biber ve limonda bulunmaktadır' dedi.

BAĞIRSAK SAĞLIKLI İSE BAĞIŞIKLIK GÜÇLÜ OLUR

'İkinci beyin olan bağırsaklarımız hasta ise vücut mekanizması çöker' diyen Dyt. Yıldırım, şöyle devam etti: 'Bağırsaklarımıza zarar veren işlenmiş etler, fazla miktarda tüketilen şeker ve koruyucu katkı maddeli paketlenmiş ürünler bağırsaktaki yararlı bakterilerin ölmesine ve vücudu terk etmesine sebep olmaktadır. Bağırsaklardaki yararlı bakteri sayısı ne kadar çok yükselirse vücudun hastalıklara karşı direnci o ölçüde artar. Böylece akut ve kronik bağırsak rahatsızlıklarını da engellemiş olursunuz. Kefir, yoğurt, ayran, boza, muz, yer elması, soğan, sarımsak, ev yapımı turşu ve sirke, kuşkonmaz bağırsak dostu besinlerdir. Bu besinleri yeterli miktarda alamıyorsanız bağırsaklarınızı probiyotik takviyesi ile destekleyebilirsiniz.'

GIDA TAKVİYELERİNİ UZMAN ÖNERİSİYLE KULLANIN

Son günlerde insanların panikle internet üzerinden yapılan tavsiyelerle vitamin almasını da eleştiren Diyetisyen Kenan Yıldırım, her bireyin kendine has bir bağışıklık direnci bulunduğunu, vitaminlerin de ihtiyaca göre ve uzman kontrolünde alınması gerektiğini belirtti. Dyt. Yıldırım, bağışıklığı artırmak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:  

'Kuruyemişler bağışıklığı güçlendirmektedir. Ceviz, badem, fındık, fıstık, Antep fıstığı, E vitamini ve çinko içeriğinden zengin besinlerdir. B grubu vitaminler suda erir ve gün içerisinde idrarla atılır. Günlük 3-4 porsiyon meyve tüketimi yeterli olacaktır. Yeterli meyve/sebze tüketmediğinizi düşünüyorsanız, uzman kontrolünde multi- vitamin takviyesi ile bağışıklık sisteminizi destekleyebilirsiniz. D vitamini, demir, B12, E vitamini ve çinko takviyelerini kesinlikle uzman önerisi olmadan, kendiniz karar verip kullanmayın. Bilinçsizce kullanılan gıda takviyeleri karaciğer toksisitesine ve böbrek hücrelerine zarar verebilir.'

STRES VE ÜZÜNTÜ BAĞIŞIKLIĞA DARBE VURUYOR

Stres, üzüntü, düzensiz uyku, yeterli fiziksel aktivitenin olmamasının da bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Kenan Yıldırım, vücudumuzun enfeksiyonlara karşı kısa sürede teslim olmaması için düzenli ve sağlıklı beslenmeden vazgeçilmemesini vurguladı.

Koronavirüs obsesyon seviyesini artırdı: Hasta sayılarında yükselme olabilir

Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve hızlı bir şekilde dünya geneline yayılarak küresel salgın haline dönüşen koronavirüs ruh sağlığını da olumsuz etkiliyor. Toplum bilincini artırmak için yapılan haklı bilgilendirmelerin insanların yaşamda kalma isteğiyle birleştiğinde takıntıya dönüştüğüne dikkat çeken İstanbul Gelişim Üniversitesi'nden Uz. Dr. Psikiyatrist Emre Tan, 'Son günlerde yaşadığımız bu salgın maalesef bu obsesyonları çok arttırmış durumda. Nereye baksanız 'elinizi şu kadar yıkayın, dışarıya çıktığınızda giysilerinizi şöyle koruyun, elinizi yüzünüze götürmeyin' gibi pek çok direktifler veriliyor. Bunların hepsi de insanda 'Acaba doğru yapıyor muyum? Yanlış mı yapıyorum? Hastalanır mıyım? Hastalandığımda bir başkasına bulaştırır mıyım? Aileme zarar verir miyim?' gibi kaygılar obsesyonlar, takıntıları ortaya çıkartıyor' diye konuştu.

 

YAPMADIĞI ZAMAN HUZURSUZ OLUYOR'


Obsesyon yani saplantı ya da takıntı denilen durumun kişinin yaptığı şeyin irrasyonel olduğunu bilse de bunu yapmaktan alıkoyamaması olarak tanımlayan Tan, 'Obsesyonların alt tiplerinde en çok görülen kirlenme obsesyonu, bulaş obsesyonu, bir hastalık kapma, rahatsız olma düşüncesi ya da bir takım nesneleri düzenli yerine koyma, simetrik hale getirme, belli ebatlarına göre yerlerine göre düzenleme vardır. Obsesyon kişinin farkında olduğu bir durumdur. Mantık dışı olduğunu da bilir ama yapmaktan alıkoyamaz. Çünkü bu durumu yaptığında mevcut sorunu sönümlendirecektir. Yani elinin kirlendiğini düşünüyor, gidip onu yıkama dürtüsü peşi sıra gelir. Yıkamadığı zaman huzursuz olur. Aklına gelen bu durumu rahatlatacak başka kompulsif davranışlara yönelir, yapmazsa huzursuzluğu çok sık artar' ifadelerini kullandı.

Bakan Albayrak açıkladı: Elektriğe zam az bile!

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, son günlerde sosyal medya paylaşımlarında elektrik ve doğalgaz faturalarının yüksekliğinden şikayet edenlere "Elektriğe zam az bile" dedi.

Diyanet tartışmalara açıklık getirdi

Son günlerde tartışma konusu olan "Diyanet İşleri Başkanlığı Kur'an Eğitim ve Öğretimine Yönelik Kurslar ile Öğrenci Yurt ve Pansiyonlar Yönergesi"ne ilişkin Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Kadir Dinç açıklamalarda bulundu.

'Yatırımcılar altına dönüyor'

İstanbul Gelişim Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Hakan Yıldırım, altının ons cinsinden 52 haftalık fiyat hareketlerine bakıldığında 1.180,74 - 1.549,32 Dolar/Ons bandında hareket ettiğini belirtti. Yıldırım, 'Bir yıllık değişimi yüzde 27,29 düzeyinde olan altın son günlerde yükseliş trendi içine girmiş ve yatırımcıların en çok tercih ettiği yatırım aracı haline gelmiştir. Altına olan ilginin küresel anlamda artmasının en temel sebebi ülkelerin makroekonomik göstergelerindeki kötümser durumlar, ticaret savaşlarının yatırımcılar için büyük bir belirsizlik oluşturması ve ABD'nin İran'a karşı ambargo uygulaması piyasalara karşı güvenin düşmesine sebep olmuş ve altına dönüş kaçınılmaz olmuştur. Bu durum beraberinde borsa endekslerinin düşmesine sebep olurken, riskten kaçan yatırımcıların vazgeçilmezi olan altın tekrar yükseliş trendi içinde yerini aldı' ifadelerini kullandı.

KPSS başvuruları için son gün bugün!

KPSS ile ilgili merak edilen tüm detaylar haberimizde