Etiketler

Yeni tehlike: Mavi Bebek! Mavi Bebek çocukları nasıl tehdit ediyor?

İnternette öldüren oyun tehlikesi yeni bir oyunla yeniden gündeme geldi. Mavi Balina'dan sonra Mariam adlı bir başka tehlikeli internet oyunu piyasaya sürülmüştü. Şimdi de çocuklar için tehlikeli olan Mavi bebek oyunu ortaya çıktı.

Yaz Kur'an kursları online eğitime başlıyor - Dini-Haberler.Net

Diyanet TV üzerinden 6 hafta boyunca sürecek eğitimler, okullar açıldıktan sonra hafta sonları camilerde yüz yüze yapılacak.

AK Parti iktidarı CHP iktidarına rahmet okutuyor!

İmanlı nesil yetiştireceğiz diyen iktidar neslimizi Milli Piyango, internetten oynanan yeni kumar oyunlarına yönlendiriyor yetmiyormuş gibi onları teşvik ediyor....

Ebeveynler dikkat: Çocuğunuz internette istismara maruz kalıyor olabilir

Video paylaşım platformu Youtube'da ortaya çıkan birkaç video kanalı, uygunsuz içerikleri nedeniyle kamuoyundan büyük tepki topladı. Söz konusu içeriklere yönelik tepkilerin büyümesinin ardından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı açıklama yaparak söz konusu Youtube kanalında yer alan videolarda aile ve toplum yapısını bozan, genel ahlak kurallarına aykırı ve çocuk istismarı içeren ifadelerin yer aldığının tespit edildiğini belirterek ilgili kurumlara ve savcılığa başvuruda bulunulduğunu açıkladı. Çocukların ilgisini çekecek biçimde animasyon olarak hazırlanmış çok sayıda videonun yer aldığı kanalın ise 516 bin üyesi bulunuyor.

Her eve kumarhane! Şans oyunlarına internetten oynama imkanı getirildi

İktidar yıkıcı bir ilke daha imza atıldı... “Süper On Numara, Süper Şans Topu, Süper Sayısal Loto, Para Loto” gibi kumar çeşitleri için gece yarısından itibaren internetten oynama imkânı getirildi.

Kanada'da ezan ilk kez hoparlörden okundu

Kanada'daki cami ve mescitlerde, öğle, ikindi ve akşam ezanlarının ramazan boyunca hoparlörden okunmasına izin verildi.

Albayrak: Kur'an kursu öğreticilerinin de ek ders ücreti ödemeleri yapılacak!

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, Kur'an kursu öğreticilerinin ek ders ücreti ödemelerini bu süreç boyunca yapmaya devam edeceklerini bildirdi.

Psikologlardan online koronavirüs terapisi

Koronavirüs salgını hasta ve hasta olmayan herkesin psikolojisini olumsuz etkiliyor. Eve kapanmak zorunda kalan vatandaşların kaygıları günden güne artıyor. Koronavirüs salgınının Çin'de ortaya çıktığı günden bu yana 'Korku Salgını' araştırmasını başlatan Ruh Sağlığı Derneği, vatandaşın kaygısının günden güne arttığını ortaya koydu. Korku Salgını araştırması sonrası Ruh Sağlığı Derneği internet sitesi üzerinden online terapi başlattıklarını ifade eden Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Ömer Akgül, araştırma sonuçlarını ve online terapinin kapsamı hakkında bilgi verdi.

PSİKOLOJİK ANLAMDA KENDİNİZİ GÜÇLENDİRİN

İnsanların gelecekle ilgili endişeli olduğunun altını çizen Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Ömer Akgül, 'İnsanlar gelecekle ilgili endişeli, hastalanacakları için kaygılı, sürekli zihinlerinden atamadıkları düşünceler var. İnsanlar sürekli ellerini yıkadıklarından elleri yara bere haline gelmiş durumda. Doğal olarak bu süreçte günlük rutinlerine odaklanamıyorlar. Uyku düzenleri, beslenmeleri bozulmuş. Bu da virüs riskine karşı onları saldırıya açık hale getiriyor. Çünkü ruh ve beden sağlığı bir bütün. Hastalıkla mücadelede sadece biyolojik, fiziksel mücadele yeterli olmaz. Psikolojik anlamda da dayanıklılık yüksek olmalı. İnsanların bu süreçlerde beslenme alışkanlıkları, uyku düzenleri, vücut dirençlerini güçlendiren psikolojik sermayelerinin güçlü olması hastalıkla mücadele konusunda anlamlı. Bu yüzden vatandaşlarımızın psikolojik olarak da kendilerini güçlendirmelerini tavsiye ediyoruz' dedi.

ÜCRETSİZ DESTEK VEREN PSİKOLOGLARIMIZ DA VAR

İnsanların bu tür dönemlerde online psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu anlatan Ömer Akgül, online terapi uygulaması hakkında şu bilgileri verdi:

'Uzmanlar yüz yüze seansta olduğu gibi danışanlarına online terapi verecekler. Buna ihtiyacımızın olduğu bir dönemde birçok meslektaşımız online terapi hizmetine başladı. Ruh Sağlığı Derneği olarak psikologların listesini derneğimizin internet sitesinden yayınladık. Vatandaşlarımız psikolojik destek almak istiyorlarsa bunu ihmal etmesinler. Koronavirüs sürecinin bitmesini beklemeden bir an önce psikolojik destek alsınlar ki vücutlarının bağışıklığını güçlendirecek psikolojik aşıyı da kendilerine vursunlar. Ruh Sağlığı Derneği'nin internet sitesinde online terapi veren psikologların listesi var. Online terapi desteği almak isteyen vatandaşlarımız web sitemiz üzerinden psikologlara ulaşabilecekler. Şu an psikologlar bile evlerinden çıkmaya tedirgin. Psikologlar da vatandaş da evinde. Kimsenin bu tür bir hizmetten mahrum olmasını istemeyiz. Biz de ruh sağlığı uzmanları olarak ülkemizin ve vatandaşımızın yanındayız. Ücretsiz olarak gönüllü hizmet veren psikologlar da var. Onların listesini internet sitemizde yayınlıyoruz. 'Ben ücretsiz danışmanlık verebilirim' diyen psikologlarımız da var.'

Evde vakit geçiren vatandaşlar için #koronagunlerindeyakinlik hashtagi ile bir çalışma başlattıklarını söyleyen Akgül, '#koronagunlerindeyakinlik hashtagi ile internet sitemizin bir sayfası var. Sayfamıza her gün bir film, etkinlik, aile oyunu hatta bir iyilik önerisi tavsiye ediyoruz. Bugün bir yaşlıyı arayın, birisinin hatırını sorun, küs olduğunuz kişi ile barışın, bugün birisine bir iyilik yapın yani her gün bir kitap okuyup çocuklarınızla bir etkinlik yapın. Bunları da internet sitemiz üzerinden tavsiye ediyoruz' dedi.

'PSİKOLOGLAR DA EVİNDEN ÇALIŞIYOR'

Online terapide de etik kurallara dikkat edildiğine dikkat çeken Psikolog Pelin Ankay, 'Koronavirüs salgınının ortaya çıkmasının ardından online terapi daha da yaygınlaştı. Biz online terapide de 'terapi odası' koşulunu sağlamaya çalışıyoruz. Buradaki en hassas nokta ise etik kurallarımızın gizliliğinin korunması. Son zamanlarda online terapi yaygınlaşmıştı. Şu anda da tedbir amaçlı Ruh Sağlığı Derneği olarak terapilerimizi sadece online gerçekleştiriyoruz. Bu süreci danışanlarımıza birlikte sağlıklı bir şekilde ilerletiyoruz. Tedbir hepimizin için önemli bu nedenle biz psikologlar da evimizden çalışıyoruz' ifadelerini kullandı.

Bu süreçte yaşanan psikolojik sorunlar hakkında bilgi veren Psikolog Ankay, 'Eve kapanma nedeniyle özellikle eşler arasında tartışmalar yaşanıyor. Ebeveynler ile çocuklar arasında anlaşmazlıklar olabiliyor. Bu süreci olumlu bir şekilde yürütmek gerekiyor. Eşlerin ve ebeveynlerin birbirlerini gözlemlemeleri için uygun bir dönem. Bu dönemi iyi değerlendirmelerini tavsiye ediyorum' dedi.

Bor madeninden yatak üretildi bakterileri öldürüyor

Türkiye toplam 3,3 milyar ton rezerv miktarı ile dünya toplam bor rezervi sıralamasında yüzde 73'lük pay ile ilk sırada yer alıyor. Yatak sektörünün önemli oyuncularından Bambi Yatak, 'Bordan Gelen Hijyen' sloganı ile bor madenini yatağın içine entegre etti. Borjen adı verilen ve yıl sonuna kadar 50 bin adet üretilmesi planlanan yatağın tanıtım toplantısı Çırağan Sarayı'nda yapıldı.

İHRACAT ATAĞI

Yataktaki mite ve küfün çoğalmasını engelleyen ve bakterileri öldüren Borun, hijyenik özelliğinden faydalanarak üretilen Borjen yatağın 20 ülkeye ihraç edilmesi hedefleniyor.

1,5 milyon liralık Ar-Ge yatırım bütçesiyle yatağı ürettiklerini söyleyen Bambi Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Emre Gökmen, Türkiye'de ve dünyada ilk kez bor mineralini yatağın süngerine ve kumaşına entegre ettiklerini dile getirdi.

BAKTERİ, MİTEIN GELİŞİMİ ENGELLİYOR

Bor madeninden üretilen 'Borjen' yatak hakkında bilgi veren Gökmen, 'Her gün üzerinde saatlerce uyuduğumuz yatağımızda sayısı milyonlarla ifade edilecek kadar fazla bakteri, mite gibi mikroorganizmalar yaşıyor. Bu küçük canlılar insan sağlığını tehdit ettiği gibi astım, alerjik reaksiyonlar, bronşit gibi birçok hastalığı da tetikliyor. Profesyonel sağlık uzmanlarıyla görüşerek ve tüketicilerin beklentilerine kulak vererek, bor minarelini 'Borjen' ismini verdiğimiz yatağımızda kullandık' dedi.

'HİJYENİ UYKUYLA BİRLEŞTİRDİK'

Günümüzde, yatak odalarının birer yaşam alanı olduğunu söyleyen Gökmen,

'Son zamanlarda ülkemizdeki en büyük sorunlardan biri alerji ve astım. Toz, küf, mantar ve miteların neden olduğu hastalıklar yaygınlaşıyor. Hayatımızın 3'te 1'ini yatakta geçiyoruz. Bu toz ve bakterilere en çok yatakta maruz kalıyoruz. Bunları yok edebilmek için ürün arayışına girdik. Yerli ve milli madenimiz ve gelecek vadeden bor madeninden faydalandık. Bor madeni özellikle temizlik sektöründe ön plana çıkmaya başlamıştı. Borun antibakteriyel bir özelliği var. İçerisine bakteriyi koyduğunuz zaman yüzde 99 o bakteriyi öldürüyor. Mite ve küflerin de gelişimini engelliyor. Bununla ilgili tüm testlerimiz ve raporlarımız mevcut' diye konuştu.

YATAĞIN KUMAŞI VE SÜNGERİ BORDAN YAPILDI

Yatağın diğer özelliklerini anlatan Gökmen, 'Yatağın üst kumaş yüzeyinde ve süngerinde bor var. Ayrıca pocket yay sistemi kullandık. Yani birbirinden bağımsız vücut basıncını yayan bir sistem. Yatağın başlık kısmında aydınlatma için bir lamba var, telefonu, bilgisayarı şarj etmek için de bir bölüm bulunuyor' ifadelerini kullandı.

'ASTIMIN YÜZDE 70 NEDENİ MİTELARDIR'

Çocuk Alerjisi ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay ise, her 6 çocuktan 1'inin astım hastası olduğunu söyleyerek, 'Astıma neden olan en önemli etken ev tozunda bulunan mitelardır. Astımın yüzde 70 nedeni mitelerdır. Mite, gözle görülemeyecek kadar küçük,8 bacaklı haşerelerdir. 5 yıllık bir yatakta 10 milyon mite vardır. Dışkıları alerjiktir, ev tozlarına yapışırlar' dedi.

MİTELER YATAKLARDA YAŞIYOR, DERİ DÖKÜNTÜSÜYLE BESLENİYOR

Mitelerın deniz kenarında yaşadığını belirten Prof. Dr. Akçay, 'Nemi severler, insanların deri ve kıl döküntüleriyle besleniyorlar. O yüzden yatak odamızda çok fazla oluyorlar. Miteler en fazla yattığımız yatakta yaşıyor. Evi havalandırmalıyız, çarşafları en az 60 derecelik bir sıcaklıkta yıkayıp sonra ütülemeliyiz' diye konuştu.

Bayraktutar, “Dinimize ve kültürümüze karşı sinsice bir oyun oynanıyor”

‘Yılbaşı alışverişi’ bir kültür ifsadıdır. Yılbaşı kutlamalarının İslam’da yerinin olmadığını vurgulayan Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, “Dinimize ve kültürümüze karşı sinsice bir oyun oynanıyor” uyarısında bulundu. Bayraktutar ‘Yılbaşı’, ‘kara cuma’ gibi kapitalist sistemin tuzaklarına dikkat çekerek, “Ülkemizin manevi değerlerini teslim almaya çalışıyorlar” diye konuştu.

Dr. Eray Güçlüer: Türkiye bölgede oyun kurucudur

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, İdlib özelinde Suriye'deki son gelişmeleri anlatarak, Türkiye, Rusya ve ABD ilişkilerini değerlendirdi. Dr. Eray Güçlüer, 'İdlib'teki mevcut soruna rağmen Türkiye ile Rusya ilişkilerinin bozulacağını düşünmüyorum. Rusya'nın rejimin saldırılarındaki rolünü zaman gösterecek. Rusya'nın Suriye'de kontrol edemediği unsurlar var. Şubat ayında rejime bağlı iki tümen çatıştı ve 170 asker öldü. Yine bölgede Rusya'nın sözünü dinlemeyen İran destekli silahlı gruplar da var' dedi.

Şirin Karadeniz: Doğru eğitim sistemi için imece usulü çalışmamız gerekiyor

Değişen dünya içerisinde eğitim konusunda yapılması gerekenleri sıralayan ve 'Dünya Okulu: 21'inci Yüzyılın Okul Sistemi Nasıl Kurgulanmalı' adlı kitabı yazan Andreas Schleicher, Bahçeşehir Üniversitesi'nde (BAU) düzenlenen lansmana katıldı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) eğitim ayağı PISA'nın Direktörü olan Andreas Schleicher, önemli gördüğü noktaları konuklar ile paylaştı. Birçok eğitimcinin katıldığı konferansta Schleicher, 'Yaşam boyunca öğrenen insanlar olmamız lazım. Başarı artık öğrenmeyle veya öğretmekle ilgili değil; kendimizi yönetecek bir navigasyonu, pusulayı bulmakla ilgili' dedi.

Emine Bulut'un kızına İAÜ'den destek

Geçtiğimiz günlerde boşandığı eşi tarafından bıçaklanarak öldürülen Emine Bulut'un geride bıraktığı kızı F. B. B.'ye  bir destek de İAÜ'den geldi. Üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. Mustafa Aydın,  Emine Bulut'un, 10 yaşındaki talihsiz kızı F.B.B.'nin tüm eğitim masraflarını karşılamanın yanında, yaşamı boyunca ihtiyaç duyacağı sosyal ve psikolojik desteği de sunmaya hazır olduklarını açıkladı. Doç. Dr. Aydın, 'İAÜ olarak, bunun dışındaki her türlü yardım için de Milli Eğitim Bakanlığı'nın talimatlarını bekliyoruz' dedi.

Toplu sözleşmede, 20 gün boyunca ne olduğu anlaşılamadı

1 Ağustos'tan bu yana devam eden toplu sözleşme görüşmelerinde, 20 gün boyunca hangi konularda uzlaşılıp, hangi konularda uzlaşılmadığı açıklanmadı

Türk şirketten Rusya'ya otel yatırımı

Petrol, doğalgaz, yenilenebilir enerji ve turizm alanında faaliyet gösteren Yükselir Group, Rusya'da gerçekleştirdikleri toplantıda üçüncü büyük otel yatırımını St. Petersburg ve Moskova'ya yapma kararı aldıklarını açıkladı. Şirketin yönetim kurulu üyeleriyle yatırım planlarını masaya yatırdıklarını belirten Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Yüksel, 'Hangi ülkeye ne kadar yatırım yapacağımızı, hangi ülkelerden çekileceğimizi, hangi sektörlere yatırım yapmamızın daha avantajlı olacağını görüşüp karara bağladık. Aynı zamanda bir dönem boyunca faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde görev yapacak olan ülke yöneticilerimizin atamasını gerçekleştirdik. Rusya'daki toplantımızın sonucunda bu yılki en önemli yatırımımızı Rusya'ya yapma kararı aldık' dedi.

Çocuklarda glüten ağırlıklı beslenme çölyak riskini artırıyor - Sağlık Haberleri - dinihaberler

Yeni araştırmalar, beş yaşına kadar çoğunlukla makarna veya ekmek gibi glüten ağırlıklı beslenen çocukların çölyak hastalığına yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı. Çölyak hastalığı buğday, arpa veya çavdar gibi tahıllarda bulunan glüten isimli bir maddeye vücudun bağışıklık sistemi tarafından verilen anormal yanıt sonucu ortaya çıkıyor.
Usa Today gazetesinin haberine göre, araştırma, glüten alımının çölyak hastalığı ve çölyak intoleransının genetik olarak riskli olan çocuklardaki ilişkisini araştırdı. ABD'deki Kolorado Üniversitesi ile Augusta Üniversitesinin de aralarında bulunduğu farklı üniversitelerden 19 bilim insanının katıldığı araştırma, 2004- 2010 yılları arasındaki İsveç, Finlandiya, Almanya ve ABD'de doğan 6 bin 600'den fazla çocuğu inceledi.
Araştırma sonuçlarına göre, beslenmelerinde ortalamanın üzerinde glüten alan çocukların yüzde 7.2'sinde çölyak hastalığına yakalanma riski gelişirken, yüzde 6.1 oranında çocukta da çölyak intoleransı gelişme riski bulundu. Araştırma boyunca çocuklar 5 yaşına kadar 6, 9 ve 12 aylık sürelerle üç günden fazla periyodlarda glüten verildi. Buna göre, çalışmaya dhil edilen çocukların yüzde 18'inde çölyak intoleransı görülürken, yüzde 7'sinde de çölyak hastalığı gelişti. Çocuklara bu teşhis 2 ve 3 yaşlarında kondu.
İlk sonuçları 2017 yılında alınan araştırmanın sonuçları JAMA dergisinde yayımlandı.
Çölyak hastalığı çocuklarda özellikle karın ağrısı, karında şişlik, ishal, huzursuzluk, iştahsızlık, enfeksiyonlarda artış ve gelişme geriliği, kusma, kilo alamama ve boy uzamasında yavaşlama gibi tipik belirtilerle ortaya çıkabiliyor.
Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'ne göre çölyak hastaları, buğday, arpa, çavdar, yulaflı gıdalar tüketmedikleri gibi ayrıca marketlerde satılan hazır gıdaların içeriklerine dikkat etmeli ve mutlaka glüten içermeyen gıdalar tüketmeliler.

Bilinçsiz rekabet çocukların üzerinde travma etkisi yapabiliyor!

'OYUN FORMATINDAN UZAKLAŞMAYIN'

Karakoyunlu ilçe müftüsü tutuklandı

Iğdır’da Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan ilçe müftüsü tutuklandı.

Son dakika haberleri: Hava Kuvvetleri'nden flaş açıklama

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, yapmış olduğu açıklamada, bazı basın yayın organlarında kamuoyunu yanıltıcı haberlere yer verildiğini belirtti.

Bilgisayar bağımlılığı, gençliği sanal aleme hapsediyor

Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, cocukların bilgisayar bağımlılığından nasıl kurtulacağı ile ilgili ailelere önemli uyarılarda bulundu