Etiketler

Günde 7 milyon maske üretecek Türk firmadan 100 ülkeye ihracat hedefi

Hijyen ve temizlik kategorilerindeki 33 yıllık deneyimlerini maske sektörüne aktardıklarını belirten Hayat Kimya Türkiye Genel Müdürü Enes Çizmeci, 'Yılda 2.5 milyar adet ve günde 7 milyon adet üretim kapasitemizle cerrahi maske kategorisinde dünyanın en büyük Türk üreticisi olarak sektöre giriş yaptık. Cerrahi maskelerde kullanılan en önemli hammaddelerden biri olan non-woven dediğimiz dokumasız kumaşı kendi bünyemizde üretiyoruz. Bu sayede, kendi hammaddesiyle üretim yapan tek cerrahi maske üreticisiyiz' diye konuştu.

Dünyanın en büyük soykırımı Srebrenitsa! Bu acı hiç dinmeyecek...

Dünyanın en büyük insanlık trajedilerinden biri olan Srebrenitsa Soykırımı'nın üzerinden çeyrek asır geçse de acılar hala taptaze...

Ayasofya kararına dünyadan destek geldi

Filistin Hamas Hareketi ve Eş-Şark Forumu Başkanı Hanfer, Ayasofya'nın ibadete açılması kararına destek verdi.

İsrail'in ilhak planına 20 ülkenin milletvekilinden destek!

Batı Şeria'da İsrail'in ilhak planına dünyadan tepkiler yağarken, bir yandan da 20 ülkenin milletvekili İsrail'in işgaline destek oldu. İşte o ülkeler...

Son dakika... Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan Ayasofya açıklaması

Dünya devletleri gözünü Ayasofya Camii'sine çevirmiş Türkiye'nin alacağı kararı beklerken bir taraftan da Türkiye'ye ayar vermeye çalışıyorlar.

Filistinli gruplardan, İsrail'in 'ilhak' planına karşı ulusal plan - Dini-Haberler.Net

Gazze'de bir araya gelen Filistinli gruplar, İsrail'in "ilhak" planıyla mücadele için ortak bir ulusal plan belirledi.

Kafelerde maske kullanımına dikkat: Çene altına indirmeyin, peçeteye sarın

Koronavirüs salgını nedeniyle getirilen kısıtlamalar 1 Haziran itibariyle 'yeni normal'e döndü. Bu kapsamda şehirlerarası seyahat yasağı kısıtlaması kalkarken, kafeler, restoranlar, çay bahçeleri de hizmet vermeye yeniden başladı. Yaz ayının gelmesiyle birlikte insanlar da tatil planı yapmaya hazırlanıyor.  İstinye Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celalettin Kocatürk, normalleşme sürecini değerlendirdi. Kocatürk, 'Çok hızlı bir sürede yeni normale adapte olmaya başladık. Hastalık tamamen bitti gibi davranıyoruz. Dünyadaki son iyileşecek hasta da iyileşmeden bu hastalık bitti diyemiyoruz. Hastalığın bulaşıcılığı hala yüksek. Hastalık hala çok bulaşıcı ve bu yüzden bireysel tedbirlerimizi asla gevşetmememiz lazım' diye konuştu.

Sigarayı bırakmanın faydaları neler?

Dünya genelinde 31 Mayıs, "Dünya Tütünsüz Günü" olarak kutlanıyor. Peki, birçok hastalığa neden olan sigarayı bırakmanın vücuda ne gibi faydaları var? İşte yanıtları...

Suudi Arabistan'dan 'Hac anlaşmaları için koronavirüsle ilgili gelişmelerin netleşmesini bekleyin' çağrısı

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı Muhammed Salih bin Tahir Benten, dünya ülkelerine, hac sözleşmelerini imzalama konusunda yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) ilgili gelişmelerin netleşmesini beklemeleri çağrısında bulundu.

'Bilinçsiz vitamin tüketimi bağışıklığa zarar veriyor'

Yaz aylarına kıyasla, kış aylarında bağışıklık sistemimiz daha zayıf hale geliyor. Uzmanlar bağışıklık sistemimizi ne kadar güçlü tutarsak vücudumuzun virüslere karşı direncinin de o kadar arttığını vurguluyor. Bütün dünyada toplumsal hayata darbe vurarak büyük bir sorun haline gelen Koronovirüsün (Covid-19) bazı insanlarda ağır sonuçlar göstermesi, bazılarında ise normal gribal enfeksiyon gibi seyretmesinin sebebinin kişinin bağışıklık sistemi olduğuna dikkat çeken Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Kenan Yıldırım, vücudumuzun sadece virüslere karşı değil aslında binlerce kanser hücresine karşı da her gün mücadele ettiğini dile getirdi.

Bağışıklık sisteminin vücut için hayati önemde olduğuna değinen Yıldırım, 'Vücudumuzda bir gün içerisinde binlerce kanser hücresi oluşmaktadır. Biz farkına varmadan bağışıklık sistemimiz kanser hücrelerini yakalayıp yok eder. Bu durum bağışıklığın güçlü olduğu zamanlarda etkili olmaktadır. Ancak kanser hücreleri ve virüsler bağışlık sistemimizin zayıf olduğu zamanı yakaladıklarında immün sistemi (bağışıklık sistemi) çökertmektedirler' ifadesini kullandı.

FAZLA ŞEKER TÜKETİMİ ENFEKSİYON RİSKİNİ ARTIRIYOR

Bağışıklık sisteminin güçlü olmasında beslenmenin öneminden bahseden Dyt. Yıldırım, bağışıklık sistemine düşman olan yiyeceklerden uzak durulması gerektiğini belirtti. Yapılan bilimsel araştırmalara göre fazla şeker tüketimi enfeksiyonlara karşı direnci düşürdüğünü aktaran Kenan Yıldırım, 'Kızartma yağlarının çok fazla kullanımı, fast- food tarzı besinler, yanmış patates ve ekmek kızartmaları, asitli içecekler, işlenmiş etler, çok fazla kızartılmış ve yanmış etler bağışıklık sistemimizi çökerten tehlikeli gruptaki besinlerdir' diye konuştu.  

DEMİR EKSİKLİĞİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ ÇÖKERTİYOR

Demir eksikliğinin de bağışıklık sistemini düşüren bir başka faktör olduğunu aktaran Dyt. Yıldırım, 'Mutlaka demir içeriği zengin kırmızı et, sardalya, hindi eti, ıspanak, mercimek, pekmez tüketilmelidir. Bağışıklık sistemini en çok seven besinler protein kaynaklarıdır. Yumurta, balık, süt, peynir, yoğurt ve diğer hayvansal ürünlerden birini mutlaka günün her öğününde soframızda bulundurmalıyız. Günlük A ve C vitamininden zengin besinlerle beslenmek bağışıklık sistemimize en büyük katkıyı sağlayacaktır. Bu besinler havuç, portakal, mandalina, greyfurt, sarı dolmalık biber ve limonda bulunmaktadır' dedi.

BAĞIRSAK SAĞLIKLI İSE BAĞIŞIKLIK GÜÇLÜ OLUR

'İkinci beyin olan bağırsaklarımız hasta ise vücut mekanizması çöker' diyen Dyt. Yıldırım, şöyle devam etti: 'Bağırsaklarımıza zarar veren işlenmiş etler, fazla miktarda tüketilen şeker ve koruyucu katkı maddeli paketlenmiş ürünler bağırsaktaki yararlı bakterilerin ölmesine ve vücudu terk etmesine sebep olmaktadır. Bağırsaklardaki yararlı bakteri sayısı ne kadar çok yükselirse vücudun hastalıklara karşı direnci o ölçüde artar. Böylece akut ve kronik bağırsak rahatsızlıklarını da engellemiş olursunuz. Kefir, yoğurt, ayran, boza, muz, yer elması, soğan, sarımsak, ev yapımı turşu ve sirke, kuşkonmaz bağırsak dostu besinlerdir. Bu besinleri yeterli miktarda alamıyorsanız bağırsaklarınızı probiyotik takviyesi ile destekleyebilirsiniz.'

GIDA TAKVİYELERİNİ UZMAN ÖNERİSİYLE KULLANIN

Son günlerde insanların panikle internet üzerinden yapılan tavsiyelerle vitamin almasını da eleştiren Diyetisyen Kenan Yıldırım, her bireyin kendine has bir bağışıklık direnci bulunduğunu, vitaminlerin de ihtiyaca göre ve uzman kontrolünde alınması gerektiğini belirtti. Dyt. Yıldırım, bağışıklığı artırmak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:  

'Kuruyemişler bağışıklığı güçlendirmektedir. Ceviz, badem, fındık, fıstık, Antep fıstığı, E vitamini ve çinko içeriğinden zengin besinlerdir. B grubu vitaminler suda erir ve gün içerisinde idrarla atılır. Günlük 3-4 porsiyon meyve tüketimi yeterli olacaktır. Yeterli meyve/sebze tüketmediğinizi düşünüyorsanız, uzman kontrolünde multi- vitamin takviyesi ile bağışıklık sisteminizi destekleyebilirsiniz. D vitamini, demir, B12, E vitamini ve çinko takviyelerini kesinlikle uzman önerisi olmadan, kendiniz karar verip kullanmayın. Bilinçsizce kullanılan gıda takviyeleri karaciğer toksisitesine ve böbrek hücrelerine zarar verebilir.'

STRES VE ÜZÜNTÜ BAĞIŞIKLIĞA DARBE VURUYOR

Stres, üzüntü, düzensiz uyku, yeterli fiziksel aktivitenin olmamasının da bağışıklık sisteminin zayıflamasına sebep olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Kenan Yıldırım, vücudumuzun enfeksiyonlara karşı kısa sürede teslim olmaması için düzenli ve sağlıklı beslenmeden vazgeçilmemesini vurguladı.

Abluka altındaki Gazze'den dünyaya 'koronavirüsle mücadelede acil yardım' çağrısı

Koronavirüs, Gazze'ye de sıçradı. İsrail ablukası nedeniyle sağlık sistemi çöken kentte 9 vaka tespit edildi. Tıbbi malzeme sıkıntısının hat safhada olması ve yetersiz altyapı sebebiyle halk korku içinde.

Koronavirüs obsesyon seviyesini artırdı: Hasta sayılarında yükselme olabilir

Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve hızlı bir şekilde dünya geneline yayılarak küresel salgın haline dönüşen koronavirüs ruh sağlığını da olumsuz etkiliyor. Toplum bilincini artırmak için yapılan haklı bilgilendirmelerin insanların yaşamda kalma isteğiyle birleştiğinde takıntıya dönüştüğüne dikkat çeken İstanbul Gelişim Üniversitesi'nden Uz. Dr. Psikiyatrist Emre Tan, 'Son günlerde yaşadığımız bu salgın maalesef bu obsesyonları çok arttırmış durumda. Nereye baksanız 'elinizi şu kadar yıkayın, dışarıya çıktığınızda giysilerinizi şöyle koruyun, elinizi yüzünüze götürmeyin' gibi pek çok direktifler veriliyor. Bunların hepsi de insanda 'Acaba doğru yapıyor muyum? Yanlış mı yapıyorum? Hastalanır mıyım? Hastalandığımda bir başkasına bulaştırır mıyım? Aileme zarar verir miyim?' gibi kaygılar obsesyonlar, takıntıları ortaya çıkartıyor' diye konuştu.

 

YAPMADIĞI ZAMAN HUZURSUZ OLUYOR'


Obsesyon yani saplantı ya da takıntı denilen durumun kişinin yaptığı şeyin irrasyonel olduğunu bilse de bunu yapmaktan alıkoyamaması olarak tanımlayan Tan, 'Obsesyonların alt tiplerinde en çok görülen kirlenme obsesyonu, bulaş obsesyonu, bir hastalık kapma, rahatsız olma düşüncesi ya da bir takım nesneleri düzenli yerine koyma, simetrik hale getirme, belli ebatlarına göre yerlerine göre düzenleme vardır. Obsesyon kişinin farkında olduğu bir durumdur. Mantık dışı olduğunu da bilir ama yapmaktan alıkoyamaz. Çünkü bu durumu yaptığında mevcut sorunu sönümlendirecektir. Yani elinin kirlendiğini düşünüyor, gidip onu yıkama dürtüsü peşi sıra gelir. Yıkamadığı zaman huzursuz olur. Aklına gelen bu durumu rahatlatacak başka kompulsif davranışlara yönelir, yapmazsa huzursuzluğu çok sık artar' ifadelerini kullandı.

Afganistan'da Taliban saldırısında 20'den fazla polis ve asker öldü

Afganistan'ın Zabul vilayetinde güvenlik güçleri arasına sızan Taliban militanlarınca düzenlenen saldırıda 20'den fazla polis ve asker öldü.

'Okul stresi çocukları yalana sevk edebilir'

Küçük çocukların yalanla gerçeği ayırt edemeyeceklerini ifade eden Emsey Hospital Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Seheryeli Yılmaz, anne ve babalara çocuğun kendisini zor durumdan korumak için yanlış bilgi vermesini 'yalan', çocuğu da 'yalancı' olarak adlandırmamalarını tavsiye etti. Çocukların söylediği yalanların masum ve hayal dünyasından kaynaklandığını ve sıklıkla olumsuz sonuçlardan kaçma amacı taşıdığını anlatan Uzm. Dr. Seheryeli Yılmaz, 'Öncelikle ebeveynler çocuğunu iyi tanımalı ve ona karşı sakin ve hassas olmalıdır. Çocuğunuzun yalan söylemesi durumunda; aşırı tepki göstermeden, sakin ve hoşgörülü bir yaklaşımda bulunmak ve çocuğunuzla bu konuyu konuşmak önemlidir. Aksi halde çocuk anne-baba öfkesinden kendini korumak için yalan söylemeye devam edebilir' diye konuştu.

Koronovirüs salgınına karşı probiyotik dopingi

Korovirüs, Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkmasının ardından tüm dünyada hızla yayılmaya başladı. Hastalığın dünya genelinde can almasının ardından uzmanlar bağışıklığı güçlü tutmak adına çeşitli uyarılarda bulundu. İstanbul Kültür Üniversitesi'nde (İKÜ) düzenlenen Yaşam Döngüsünde Beslenme: Metabolik Sendrom ve Probiyotikler Sempozyumu'nda probiyotikler ve bağışıklığın önemi ele alındı. İKÜ Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürhan Raif Çiftçioğlu, hastalığa yakalanmadan önlem alınması gerektiğinin altını çizdi.

Bor madeninden yatak üretildi bakterileri öldürüyor

Türkiye toplam 3,3 milyar ton rezerv miktarı ile dünya toplam bor rezervi sıralamasında yüzde 73'lük pay ile ilk sırada yer alıyor. Yatak sektörünün önemli oyuncularından Bambi Yatak, 'Bordan Gelen Hijyen' sloganı ile bor madenini yatağın içine entegre etti. Borjen adı verilen ve yıl sonuna kadar 50 bin adet üretilmesi planlanan yatağın tanıtım toplantısı Çırağan Sarayı'nda yapıldı.

İHRACAT ATAĞI

Yataktaki mite ve küfün çoğalmasını engelleyen ve bakterileri öldüren Borun, hijyenik özelliğinden faydalanarak üretilen Borjen yatağın 20 ülkeye ihraç edilmesi hedefleniyor.

1,5 milyon liralık Ar-Ge yatırım bütçesiyle yatağı ürettiklerini söyleyen Bambi Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Emre Gökmen, Türkiye'de ve dünyada ilk kez bor mineralini yatağın süngerine ve kumaşına entegre ettiklerini dile getirdi.

BAKTERİ, MİTEIN GELİŞİMİ ENGELLİYOR

Bor madeninden üretilen 'Borjen' yatak hakkında bilgi veren Gökmen, 'Her gün üzerinde saatlerce uyuduğumuz yatağımızda sayısı milyonlarla ifade edilecek kadar fazla bakteri, mite gibi mikroorganizmalar yaşıyor. Bu küçük canlılar insan sağlığını tehdit ettiği gibi astım, alerjik reaksiyonlar, bronşit gibi birçok hastalığı da tetikliyor. Profesyonel sağlık uzmanlarıyla görüşerek ve tüketicilerin beklentilerine kulak vererek, bor minarelini 'Borjen' ismini verdiğimiz yatağımızda kullandık' dedi.

'HİJYENİ UYKUYLA BİRLEŞTİRDİK'

Günümüzde, yatak odalarının birer yaşam alanı olduğunu söyleyen Gökmen,

'Son zamanlarda ülkemizdeki en büyük sorunlardan biri alerji ve astım. Toz, küf, mantar ve miteların neden olduğu hastalıklar yaygınlaşıyor. Hayatımızın 3'te 1'ini yatakta geçiyoruz. Bu toz ve bakterilere en çok yatakta maruz kalıyoruz. Bunları yok edebilmek için ürün arayışına girdik. Yerli ve milli madenimiz ve gelecek vadeden bor madeninden faydalandık. Bor madeni özellikle temizlik sektöründe ön plana çıkmaya başlamıştı. Borun antibakteriyel bir özelliği var. İçerisine bakteriyi koyduğunuz zaman yüzde 99 o bakteriyi öldürüyor. Mite ve küflerin de gelişimini engelliyor. Bununla ilgili tüm testlerimiz ve raporlarımız mevcut' diye konuştu.

YATAĞIN KUMAŞI VE SÜNGERİ BORDAN YAPILDI

Yatağın diğer özelliklerini anlatan Gökmen, 'Yatağın üst kumaş yüzeyinde ve süngerinde bor var. Ayrıca pocket yay sistemi kullandık. Yani birbirinden bağımsız vücut basıncını yayan bir sistem. Yatağın başlık kısmında aydınlatma için bir lamba var, telefonu, bilgisayarı şarj etmek için de bir bölüm bulunuyor' ifadelerini kullandı.

'ASTIMIN YÜZDE 70 NEDENİ MİTELARDIR'

Çocuk Alerjisi ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay ise, her 6 çocuktan 1'inin astım hastası olduğunu söyleyerek, 'Astıma neden olan en önemli etken ev tozunda bulunan mitelardır. Astımın yüzde 70 nedeni mitelerdır. Mite, gözle görülemeyecek kadar küçük,8 bacaklı haşerelerdir. 5 yıllık bir yatakta 10 milyon mite vardır. Dışkıları alerjiktir, ev tozlarına yapışırlar' dedi.

MİTELER YATAKLARDA YAŞIYOR, DERİ DÖKÜNTÜSÜYLE BESLENİYOR

Mitelerın deniz kenarında yaşadığını belirten Prof. Dr. Akçay, 'Nemi severler, insanların deri ve kıl döküntüleriyle besleniyorlar. O yüzden yatak odamızda çok fazla oluyorlar. Miteler en fazla yattığımız yatakta yaşıyor. Evi havalandırmalıyız, çarşafları en az 60 derecelik bir sıcaklıkta yıkayıp sonra ütülemeliyiz' diye konuştu.

Erbaş: “İslam dünyasında yangınlar yükselirken acımız, derdimiz ve duamız ortak olmalıdır.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İran İslam Cumhuriyeti İslami Kültür ve İletişim Kurum Başkanı Ebuzer İbrahimi Türkman ve beraberindeki heyeti kabul etti.

Hafız Muhammed Said Sezer Dünya 3.'sü Oldu 

Uluslararası Kuran-ı Kerim'i güzel okuma yarışmasında Dünya üçüncüsü Düzceli Hafız Muhammed Said Sezer oldu. 

Erbaş: Fetö insanlık için küresel bir tehdit ve musibettir

Almanya'nın başkenti Berlin'de 15. Dünya İslam Forumu’nda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Bütün insani ve vicdani değerleri tahrif ve tahrip eden bu din istismarcısı terör örgütü yeryüzündeki bütün Müslümanlar ve toplumlar için küresel bir tehdit ve musibettir." dedi.

Prof. Dr. Mehmet Bulut: Türkiye İslam ülkelerine rol model oluyor

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ) bünyesinde faaliyet gösteren İslam ve Küresel İlişkiler Merkezi (CIGA), Uluslararası İslam Dünyası Konferansı başladı. Farklı ülkelerden gelen akademisyenler, konferansta Müslümanların çoğunlukta olduğu (Mısır, Pakistan, Cezayir, Sudan, Türkiye, Endonezya) ülkelerdeki güncel problemleri ele alarak çözüm önerileri sundu.

Yaşı 40 olan birinin kalp yaşı 80 olabiliyor

Kalp hastalıkları, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. En önemlisi de kalp krizi, ansızın kapıyı çalıyor ve genç, yaşlı dinlemiyor. Avcılar Anadolu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Temiz, kalp damarlarını yaşlandıran süreç hakkında önemli bilgiler verdi.

Uzmanlar uyarıyor: 'İlk yardım' son yardım olmasın

Özellikle son zamanlarda artan kadına yönelik şiddetle birlikte ilk yardımın önemi gün yüzüne çıktı. Dünya İlk Yardım Günü olarak bilinen 13 Eylül, bu konuda doğru bilinen yanlışları anlamak için önem taşıyor. İlk yardımın sadece ambulans gelene kadar geçen süre içerisinde yapılacak doğru hamlelerden oluştuğunu belirten uzmanlar, ilk yardımın bir tedavi yöntemi olmadığının altını çizdi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’tan Hicri Yeni Yıl Mesajı

İslam dünyasının hicri 1441. Yılına girmesi nedeni ile Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tebrik mesajı yayınladı

Şirin Karadeniz: Doğru eğitim sistemi için imece usulü çalışmamız gerekiyor

Değişen dünya içerisinde eğitim konusunda yapılması gerekenleri sıralayan ve 'Dünya Okulu: 21'inci Yüzyılın Okul Sistemi Nasıl Kurgulanmalı' adlı kitabı yazan Andreas Schleicher, Bahçeşehir Üniversitesi'nde (BAU) düzenlenen lansmana katıldı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) eğitim ayağı PISA'nın Direktörü olan Andreas Schleicher, önemli gördüğü noktaları konuklar ile paylaştı. Birçok eğitimcinin katıldığı konferansta Schleicher, 'Yaşam boyunca öğrenen insanlar olmamız lazım. Başarı artık öğrenmeyle veya öğretmekle ilgili değil; kendimizi yönetecek bir navigasyonu, pusulayı bulmakla ilgili' dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Şampiyonu İrem Yaman'ı Kabul Etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Tekvando Şampiyonu olan İrem Yaman'ı tebrik etti.

Bitki çaylarında korkutan laboratuvar sonuçları! - Sağlık Haberleri - dinihaberler

Doğal ve sağlıklı olduğu algısıyla son yıllarda hem dünyada hem de Türkiye'de bitkisel ürünlere yoğun talep var. Ancak bitkisel ibaresiyle satılan ambalajlı ürünlerin tamamen bitkisel içerikli olup olmadığı, içeriği ile ambalajın üstündeki etiketin birbirini tutup tutmadığı, yabancı maddeler ya da katkı maddeleri içerip içermediği merak konusu olmuş durumda. Altınbaş Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ebru Özdemir Nath, bu konuda laboratuvar ortamında yürüttükleri bilimsel çalışmanın çarpıcı sonuçları açıkladı.

Çocuklarınıza dijital dünyayı yasaklamayın

Teknolojinin hızla gelişmesi medyanın da dijitalleşme sürecini beraberinde getirdi. Çocuklar online mecralarda özgürce dolaşabilmek isterken aileler onları dijital tehlikelerden korumaya çalışıyor. İletişim Fakültesi Medya Bölüm Başkan Vekili Dr. Öğretim Üyesi Esra Ercan Bilgiç de geliştirdiği çoklu medya platformuyla bu sorunlara çözüm üretmeyi hedefledi. İnternet üzerinden çeşitli yayınlar yapan Dr. Öğr. Üyesi Esra Ercan Bilgiç, 'Dijital medya araçlarının doğru kullanımını ailelere anlatıyoruz. Çünkü biliyoruz ki ailelerin farkındalığı bu konunun kilit noktası' diye konuştu.

İnternette en çok zaman geçirmede dünya dördüncüsüyüz!

46 ülkede Global Web Index tarafından 16-64 yaş arası 575 bin internet kullanıcısı ile yapılan anket sonucunda internette en fazla zaman geçiren ülkeler belirlendi. Buna göre küresel internet kullanıcıların sosyal medyaya günde 2 saat 23 dakika zaman harcadığı kaydedildi.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’tan Kurban Bayramı Mesajı

Milletimizin ve tüm Müslümanların bayramını tebrik eden Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, yayınladığı Kurban Bayramı mesajında “Acıların, hüzün ve gözyaşının kuşattığı dünyamızda dil, ırk, renk, kültür, ülke ve coğrafya farkı gözetmeden bayramın neşesini insanlık ailesinin her ferdine ulaştırmaya gayret edelim” dedi.

ABD-Çin ticaret savaşı yeniden kızıştı

'Trump yönetimi söz konusu olduğunda öngörülerde bulunmak güç' diyen Doç. Dr. Tolga Demiryol, ABD-Çin ticaret savaşında yaşanabilecek gelişmeleri değerlendirdi.