Etiketler

Çocuk ve gençler, velileriyle yolculuk yapabilecek

İçişleri Bakanlığı, 81 il valiliğine "18 Yaş Altı ve 65 Yaş Üzeri Kişilerin Sokağa Çıkma Kısıtlaması" konulu genelge gönderdi.

Öğrenciler kendi okullarında LGS'ye girecek

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "LGS'de her öğrenci kendi okulunda sınava girecek. Sınav 2 oturumdan oluşacak. 45 dakikalık bir ara bulunacak ve çocuklarımız okulun bahçesine çıkacaklar." dedi.

Fatih Erbakan: 8 bin aile, 20 bin çocuk adalet bekliyor!

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, af kapsamı dışında bırakılan erken evlilik mağdurları 8 bin aile, 20 bin çocuk adalet bekliyor, dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'dan 23 Nisan mesajı

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan,  TBMM'nin kuruluşunun 100. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutladı.

Psikologlardan online koronavirüs terapisi

Koronavirüs salgını hasta ve hasta olmayan herkesin psikolojisini olumsuz etkiliyor. Eve kapanmak zorunda kalan vatandaşların kaygıları günden güne artıyor. Koronavirüs salgınının Çin'de ortaya çıktığı günden bu yana 'Korku Salgını' araştırmasını başlatan Ruh Sağlığı Derneği, vatandaşın kaygısının günden güne arttığını ortaya koydu. Korku Salgını araştırması sonrası Ruh Sağlığı Derneği internet sitesi üzerinden online terapi başlattıklarını ifade eden Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Ömer Akgül, araştırma sonuçlarını ve online terapinin kapsamı hakkında bilgi verdi.

PSİKOLOJİK ANLAMDA KENDİNİZİ GÜÇLENDİRİN

İnsanların gelecekle ilgili endişeli olduğunun altını çizen Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Ömer Akgül, 'İnsanlar gelecekle ilgili endişeli, hastalanacakları için kaygılı, sürekli zihinlerinden atamadıkları düşünceler var. İnsanlar sürekli ellerini yıkadıklarından elleri yara bere haline gelmiş durumda. Doğal olarak bu süreçte günlük rutinlerine odaklanamıyorlar. Uyku düzenleri, beslenmeleri bozulmuş. Bu da virüs riskine karşı onları saldırıya açık hale getiriyor. Çünkü ruh ve beden sağlığı bir bütün. Hastalıkla mücadelede sadece biyolojik, fiziksel mücadele yeterli olmaz. Psikolojik anlamda da dayanıklılık yüksek olmalı. İnsanların bu süreçlerde beslenme alışkanlıkları, uyku düzenleri, vücut dirençlerini güçlendiren psikolojik sermayelerinin güçlü olması hastalıkla mücadele konusunda anlamlı. Bu yüzden vatandaşlarımızın psikolojik olarak da kendilerini güçlendirmelerini tavsiye ediyoruz' dedi.

ÜCRETSİZ DESTEK VEREN PSİKOLOGLARIMIZ DA VAR

İnsanların bu tür dönemlerde online psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu anlatan Ömer Akgül, online terapi uygulaması hakkında şu bilgileri verdi:

'Uzmanlar yüz yüze seansta olduğu gibi danışanlarına online terapi verecekler. Buna ihtiyacımızın olduğu bir dönemde birçok meslektaşımız online terapi hizmetine başladı. Ruh Sağlığı Derneği olarak psikologların listesini derneğimizin internet sitesinden yayınladık. Vatandaşlarımız psikolojik destek almak istiyorlarsa bunu ihmal etmesinler. Koronavirüs sürecinin bitmesini beklemeden bir an önce psikolojik destek alsınlar ki vücutlarının bağışıklığını güçlendirecek psikolojik aşıyı da kendilerine vursunlar. Ruh Sağlığı Derneği'nin internet sitesinde online terapi veren psikologların listesi var. Online terapi desteği almak isteyen vatandaşlarımız web sitemiz üzerinden psikologlara ulaşabilecekler. Şu an psikologlar bile evlerinden çıkmaya tedirgin. Psikologlar da vatandaş da evinde. Kimsenin bu tür bir hizmetten mahrum olmasını istemeyiz. Biz de ruh sağlığı uzmanları olarak ülkemizin ve vatandaşımızın yanındayız. Ücretsiz olarak gönüllü hizmet veren psikologlar da var. Onların listesini internet sitemizde yayınlıyoruz. 'Ben ücretsiz danışmanlık verebilirim' diyen psikologlarımız da var.'

Evde vakit geçiren vatandaşlar için #koronagunlerindeyakinlik hashtagi ile bir çalışma başlattıklarını söyleyen Akgül, '#koronagunlerindeyakinlik hashtagi ile internet sitemizin bir sayfası var. Sayfamıza her gün bir film, etkinlik, aile oyunu hatta bir iyilik önerisi tavsiye ediyoruz. Bugün bir yaşlıyı arayın, birisinin hatırını sorun, küs olduğunuz kişi ile barışın, bugün birisine bir iyilik yapın yani her gün bir kitap okuyup çocuklarınızla bir etkinlik yapın. Bunları da internet sitemiz üzerinden tavsiye ediyoruz' dedi.

'PSİKOLOGLAR DA EVİNDEN ÇALIŞIYOR'

Online terapide de etik kurallara dikkat edildiğine dikkat çeken Psikolog Pelin Ankay, 'Koronavirüs salgınının ortaya çıkmasının ardından online terapi daha da yaygınlaştı. Biz online terapide de 'terapi odası' koşulunu sağlamaya çalışıyoruz. Buradaki en hassas nokta ise etik kurallarımızın gizliliğinin korunması. Son zamanlarda online terapi yaygınlaşmıştı. Şu anda da tedbir amaçlı Ruh Sağlığı Derneği olarak terapilerimizi sadece online gerçekleştiriyoruz. Bu süreci danışanlarımıza birlikte sağlıklı bir şekilde ilerletiyoruz. Tedbir hepimizin için önemli bu nedenle biz psikologlar da evimizden çalışıyoruz' ifadelerini kullandı.

Bu süreçte yaşanan psikolojik sorunlar hakkında bilgi veren Psikolog Ankay, 'Eve kapanma nedeniyle özellikle eşler arasında tartışmalar yaşanıyor. Ebeveynler ile çocuklar arasında anlaşmazlıklar olabiliyor. Bu süreci olumlu bir şekilde yürütmek gerekiyor. Eşlerin ve ebeveynlerin birbirlerini gözlemlemeleri için uygun bir dönem. Bu dönemi iyi değerlendirmelerini tavsiye ediyorum' dedi.

'Okul stresi çocukları yalana sevk edebilir'

Küçük çocukların yalanla gerçeği ayırt edemeyeceklerini ifade eden Emsey Hospital Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Seheryeli Yılmaz, anne ve babalara çocuğun kendisini zor durumdan korumak için yanlış bilgi vermesini 'yalan', çocuğu da 'yalancı' olarak adlandırmamalarını tavsiye etti. Çocukların söylediği yalanların masum ve hayal dünyasından kaynaklandığını ve sıklıkla olumsuz sonuçlardan kaçma amacı taşıdığını anlatan Uzm. Dr. Seheryeli Yılmaz, 'Öncelikle ebeveynler çocuğunu iyi tanımalı ve ona karşı sakin ve hassas olmalıdır. Çocuğunuzun yalan söylemesi durumunda; aşırı tepki göstermeden, sakin ve hoşgörülü bir yaklaşımda bulunmak ve çocuğunuzla bu konuyu konuşmak önemlidir. Aksi halde çocuk anne-baba öfkesinden kendini korumak için yalan söylemeye devam edebilir' diye konuştu.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), işitme engellilere yönelik Kur'an-ı Kerim kursu başlattı

Köln DİTİB Genel Merkez’inde 7-17 yaş arası çocuk ve gençlere yönelik pilot proje olarak başlatılan kursta, Almanca işaret diliyle Kur’an-ı Kerim ve temel dini bilgiler dersleri verilecek.

Bor madeninden yatak üretildi bakterileri öldürüyor

Türkiye toplam 3,3 milyar ton rezerv miktarı ile dünya toplam bor rezervi sıralamasında yüzde 73'lük pay ile ilk sırada yer alıyor. Yatak sektörünün önemli oyuncularından Bambi Yatak, 'Bordan Gelen Hijyen' sloganı ile bor madenini yatağın içine entegre etti. Borjen adı verilen ve yıl sonuna kadar 50 bin adet üretilmesi planlanan yatağın tanıtım toplantısı Çırağan Sarayı'nda yapıldı.

İHRACAT ATAĞI

Yataktaki mite ve küfün çoğalmasını engelleyen ve bakterileri öldüren Borun, hijyenik özelliğinden faydalanarak üretilen Borjen yatağın 20 ülkeye ihraç edilmesi hedefleniyor.

1,5 milyon liralık Ar-Ge yatırım bütçesiyle yatağı ürettiklerini söyleyen Bambi Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Emre Gökmen, Türkiye'de ve dünyada ilk kez bor mineralini yatağın süngerine ve kumaşına entegre ettiklerini dile getirdi.

BAKTERİ, MİTEIN GELİŞİMİ ENGELLİYOR

Bor madeninden üretilen 'Borjen' yatak hakkında bilgi veren Gökmen, 'Her gün üzerinde saatlerce uyuduğumuz yatağımızda sayısı milyonlarla ifade edilecek kadar fazla bakteri, mite gibi mikroorganizmalar yaşıyor. Bu küçük canlılar insan sağlığını tehdit ettiği gibi astım, alerjik reaksiyonlar, bronşit gibi birçok hastalığı da tetikliyor. Profesyonel sağlık uzmanlarıyla görüşerek ve tüketicilerin beklentilerine kulak vererek, bor minarelini 'Borjen' ismini verdiğimiz yatağımızda kullandık' dedi.

'HİJYENİ UYKUYLA BİRLEŞTİRDİK'

Günümüzde, yatak odalarının birer yaşam alanı olduğunu söyleyen Gökmen,

'Son zamanlarda ülkemizdeki en büyük sorunlardan biri alerji ve astım. Toz, küf, mantar ve miteların neden olduğu hastalıklar yaygınlaşıyor. Hayatımızın 3'te 1'ini yatakta geçiyoruz. Bu toz ve bakterilere en çok yatakta maruz kalıyoruz. Bunları yok edebilmek için ürün arayışına girdik. Yerli ve milli madenimiz ve gelecek vadeden bor madeninden faydalandık. Bor madeni özellikle temizlik sektöründe ön plana çıkmaya başlamıştı. Borun antibakteriyel bir özelliği var. İçerisine bakteriyi koyduğunuz zaman yüzde 99 o bakteriyi öldürüyor. Mite ve küflerin de gelişimini engelliyor. Bununla ilgili tüm testlerimiz ve raporlarımız mevcut' diye konuştu.

YATAĞIN KUMAŞI VE SÜNGERİ BORDAN YAPILDI

Yatağın diğer özelliklerini anlatan Gökmen, 'Yatağın üst kumaş yüzeyinde ve süngerinde bor var. Ayrıca pocket yay sistemi kullandık. Yani birbirinden bağımsız vücut basıncını yayan bir sistem. Yatağın başlık kısmında aydınlatma için bir lamba var, telefonu, bilgisayarı şarj etmek için de bir bölüm bulunuyor' ifadelerini kullandı.

'ASTIMIN YÜZDE 70 NEDENİ MİTELARDIR'

Çocuk Alerjisi ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay ise, her 6 çocuktan 1'inin astım hastası olduğunu söyleyerek, 'Astıma neden olan en önemli etken ev tozunda bulunan mitelardır. Astımın yüzde 70 nedeni mitelerdır. Mite, gözle görülemeyecek kadar küçük,8 bacaklı haşerelerdir. 5 yıllık bir yatakta 10 milyon mite vardır. Dışkıları alerjiktir, ev tozlarına yapışırlar' dedi.

MİTELER YATAKLARDA YAŞIYOR, DERİ DÖKÜNTÜSÜYLE BESLENİYOR

Mitelerın deniz kenarında yaşadığını belirten Prof. Dr. Akçay, 'Nemi severler, insanların deri ve kıl döküntüleriyle besleniyorlar. O yüzden yatak odamızda çok fazla oluyorlar. Miteler en fazla yattığımız yatakta yaşıyor. Evi havalandırmalıyız, çarşafları en az 60 derecelik bir sıcaklıkta yıkayıp sonra ütülemeliyiz' diye konuştu.

Çocukların namaz kılmasından rahatsız oluyorlar

Birgün, Gerçek Gündem, Cumhuriyet, Oda tv gibi hazımsız gazeteler, namaz kılmak için camiye giden öğrencileri, sanki yanlış birşey yapılıyormuş gibi göstererek haber yaptı.

Sapkın 'Yehova Şahitleri' çocuklarımızın peşinde

Sapkın bir inanca sahip olan grup, izinleri olmamasına rağmen şehir merkezlerinde stant açıp kendi dinlerini yaymaya çalışıyor.

“Diyanet Çocuk” Youtube kanalı açıldı

Diyanet İşleri Başkanlığı çocuklara yönelik içeriklerin yer alacağı YouTube kanalını yayına aldı.

Ailesini 'evlat nöbeti'nde gören terör örgütü mensupları PKK'dan kaçmak istiyor

İçişleri Bakanlığı jandarma unsurlarının ikna çalışmaları sonucu teslim olan "Kader" kod adlı terör örgütü mensubu, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde nöbet tutan ailelerin örgütün elindeki çocukları üzerinde nasıl etkili olduğunu anlattı.

Siparişler down sendromlu gençler için

İstanbul Şişli'de down sendromlu çocuklar ve ebeveynlerinin çalıştığı, tüm geliri Down sendromlu çocuklara aktarılan Down Cafe Şişli'de yapılan yemekler Glovo'nun desteğiyle artık evlere ve iş yerlerine de ulaşabilecek. Yapılan iş birliği kapsamında Alternatif Yaşamı Destekleme Derneği bünyesinde kurulan kafede anne elinden çıkan lezzetler için Glovo üzerinden verilen siparişlerde teslimat ücreti verilmeyecek.

Erken yaşta eğitim beyin gelişimini destekliyor

Yeni eğitim-öğretim yılına sayılı günler kaldı. Uzmanların görüşü ise okul öncesi eğitimin çocuğun beyin gelişimine katkı sağladığı yönünde. İstanbul Kent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Aynur Akıncı Aydoğan, 0-6 yaş arasını kapsayan erken çocukluk dönemi çocuğun en hızlı geliştiği dönemdir. Beyin yapısı ve fonksiyonlarının gelişiminin 3'te 2'lik bölümü 0-4 yaş arasında tamamlanır. Dolayısıyla erken çocukluk dönemindeki deneyimler beynin çalışma biçimi için belirleyicidir. Erken yaşların önemi, çocuğun gelişiminde ileriye dönük kalıcı bir damga vurmasından çok sonraki yıllar için sağlam ya da zayıf bir temel oluşturmasından kaynaklanmaktadır diye konuştu.

Çocuklarda glüten ağırlıklı beslenme çölyak riskini artırıyor - Sağlık Haberleri - dinihaberler

Yeni araştırmalar, beş yaşına kadar çoğunlukla makarna veya ekmek gibi glüten ağırlıklı beslenen çocukların çölyak hastalığına yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı. Çölyak hastalığı buğday, arpa veya çavdar gibi tahıllarda bulunan glüten isimli bir maddeye vücudun bağışıklık sistemi tarafından verilen anormal yanıt sonucu ortaya çıkıyor.
Usa Today gazetesinin haberine göre, araştırma, glüten alımının çölyak hastalığı ve çölyak intoleransının genetik olarak riskli olan çocuklardaki ilişkisini araştırdı. ABD'deki Kolorado Üniversitesi ile Augusta Üniversitesinin de aralarında bulunduğu farklı üniversitelerden 19 bilim insanının katıldığı araştırma, 2004- 2010 yılları arasındaki İsveç, Finlandiya, Almanya ve ABD'de doğan 6 bin 600'den fazla çocuğu inceledi.
Araştırma sonuçlarına göre, beslenmelerinde ortalamanın üzerinde glüten alan çocukların yüzde 7.2'sinde çölyak hastalığına yakalanma riski gelişirken, yüzde 6.1 oranında çocukta da çölyak intoleransı gelişme riski bulundu. Araştırma boyunca çocuklar 5 yaşına kadar 6, 9 ve 12 aylık sürelerle üç günden fazla periyodlarda glüten verildi. Buna göre, çalışmaya dhil edilen çocukların yüzde 18'inde çölyak intoleransı görülürken, yüzde 7'sinde de çölyak hastalığı gelişti. Çocuklara bu teşhis 2 ve 3 yaşlarında kondu.
İlk sonuçları 2017 yılında alınan araştırmanın sonuçları JAMA dergisinde yayımlandı.
Çölyak hastalığı çocuklarda özellikle karın ağrısı, karında şişlik, ishal, huzursuzluk, iştahsızlık, enfeksiyonlarda artış ve gelişme geriliği, kusma, kilo alamama ve boy uzamasında yavaşlama gibi tipik belirtilerle ortaya çıkabiliyor.
Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'ne göre çölyak hastaları, buğday, arpa, çavdar, yulaflı gıdalar tüketmedikleri gibi ayrıca marketlerde satılan hazır gıdaların içeriklerine dikkat etmeli ve mutlaka glüten içermeyen gıdalar tüketmeliler.

Eksikliği kadınları aşktan soğutuyor!

Çiftler arasında cinsel isteksizliğin yeterince önemsenmediğini ve cinselliğin çiftler arasında konuşulması tabu olarak algılanan bir konu olduğunu belirten İstinye Üniversite Hastanesi Medical Park Gaziosmanpaşa Psikiyatri Uzmanı Dr. Murat Altın, 'Gündelik yaşamın koşuşturmaları, iş stresleri, aile içi ilişkilerde olan gerginlikler, maddi sorunlar, çocuklarla ortaya çıkan ani krizler, günlük sorunlarla kavgalar derken çiftler cinsellikten giderek uzaklaşmaya başlıyor. Bu konunun konuşulması, üzerindeki toplumsal tabular da devreye girince cinsellik gibi önemli bir konu ve bu konuda yaşanan sorunlar hasıraltı edilmeye başlanıp görmezden geliniyor. Bir camdaki ufak bir çatlak nasıl ki yavaş yavaş giderek büyüyor ve en sonunda camı çatlatıyorsa, cinsel yaşamda biriken sorunlar da evlilikte giderek büyüyen bir çatlağa dönüşüyor' diye konuştu.

Uzman Pedagog Oya Akbaş: Çocuklara mahremiyet eğitimi 5 yaşında ailede başlamalı

Her geçen gün artan istismar olaylarına karşı aile bilincinin artırılması gerekiyor. Çocuğun mahremiyet eğitiminin 5 yaşından itibaren ailede başlaması gerektiğini anlatan Pedagog Oya Akbaş, 'Çocuk kendine yapılanın iyi ya da kötü olduğunu algılayamaz. Fakat aile burada çocuğa belli bölgeler açısından eğitimler vermeli. Bir aile 5-6 yaşından itibaren çocuğuna, vücudunda nerelerin ellenmemesi gerektiğini, bunun sakıncalarını, kim olursa olsun, aile fertleri ya da öğretmeni de olsa bunun tehlikeli olacağını anlatmalıö diye konuştu.

Bilinçsiz rekabet çocukların üzerinde travma etkisi yapabiliyor!

'OYUN FORMATINDAN UZAKLAŞMAYIN'

Çocuklarınıza dijital dünyayı yasaklamayın

Teknolojinin hızla gelişmesi medyanın da dijitalleşme sürecini beraberinde getirdi. Çocuklar online mecralarda özgürce dolaşabilmek isterken aileler onları dijital tehlikelerden korumaya çalışıyor. İletişim Fakültesi Medya Bölüm Başkan Vekili Dr. Öğretim Üyesi Esra Ercan Bilgiç de geliştirdiği çoklu medya platformuyla bu sorunlara çözüm üretmeyi hedefledi. İnternet üzerinden çeşitli yayınlar yapan Dr. Öğr. Üyesi Esra Ercan Bilgiç, 'Dijital medya araçlarının doğru kullanımını ailelere anlatıyoruz. Çünkü biliyoruz ki ailelerin farkındalığı bu konunun kilit noktası' diye konuştu.

Üretim fazlası kumaşlardan kanserli çocuklara gelir!

Türkiye'de her yıl yaklaşık 3 bin 500 çocuğun kanser hastası olduğu belirtiliyor.  Kanser, çocuklarda, erişkinlere oranla 100 kat daha az görülse de yarattığı tahribat çok daha fazla. Tıbbi tedavinin yanı sıra moral durumunun da büyük önem taşıdığı hastalıkla mücadelede her destek hayati değerde. Hastalıkla paralel ilerleyen zorluklarda hastayı ve yakınlarını yalnız bırakmamak, onların karşılaştıkları engellerde onlara el uzatmak, hem tedavi sırasında büyük bir güç sağlıyor hem de iyileşme konusunda kayda değer bir etki yaratıyor.

Diyanet'in 4-6 yaş çocuklara yönelik kurslarına yoğun ilgi | Dinihaber

Diyanet İşleri Başkanlığının 4-6 Yaş Grubu "Kur'an Kursları Öğretim Programı"na vatandaşlar yoğun ilgi gösterdiler.

Görmez, Kur'an Kursunda dayak skandalı ile ilgili konuştu

Diyanet İşleri Başkanı yaptığı basın açıklamasında, "gözümüzün nuru çocuklarımızdan özür diliyoruz" dedi.

TDV'den Van'da her yaşa hitap eden kitabevi

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) bünyesinde, Van'da açılan ve içerisinde kafeterya, çocuk bölümü, toplantı salonu ile dinlenme odası da bulunan kitabevine ilgi çok fazla.

Başkan Görmez, down sendromlu çocuklarla bir araya geldi

Prof. Dr. Mehmet Görmez, Diyanet İşleri Başkanlığında down sendromlu çocuklarla bir araya geldi.

Diyanet 02 Aralık 2016 Türkiye Geneli Cuma Hutbesi

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Türkiye genelinde yayımlamış olduğu bu haftaki cuma hutbesinin konusu " Yeryüzünün Küçük ve Onurlu Halifesi: Çocuk"

Adana'da yanarak ölen çocuklar son yolculuklarına uğurlanıyor

Adana'nın Aladağ İlçesi'nde yurtta çıkan yangında yaşamlarını yitiren 10 kız öğrencinin cenazesi toprağa verilmek üzere memleketlerine gönderildi.

Görmez Hoca yine şaşırtmadı, önerge çekildikten sonra konuştu!

Günlerdir ülke gündemini meşgul eden 'çocuk evlilikleri' ile ilgili nihayet Diyanet İşleri Başkanından ses geldi!

"Çocuğun geleceğini istismar etmek, insanlığın iflas ettiği noktadır"

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, "Çocuğun emeğini, bedenini, geleceğini istismar etmek, insanlığın iflas ettiği son noktadır" dedi.

Bilgisayar bağımlılığı, gençliği sanal aleme hapsediyor

Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, cocukların bilgisayar bağımlılığından nasıl kurtulacağı ile ilgili ailelere önemli uyarılarda bulundu