Diyanet-Sen'e soruyoruz: Hani Mü'minler kardeşti!

Diyanet Sen Genel Başkanı Mehmet Ali Güldemir kendisine hayırlı olsuna gelmek için randevulaşan Mil Diyanet Sen Genel Başkanı ve yardımcılarını kapıda bekleterek büyük bir edepsizliğe imza attı.

PAYLAŞ

Mil-Diyanet Sen genel merkez yönetimi olarak, Diyanet-Sen Genel Başkanlığı'na seçilen Sayın Mehmet Ali GÜLDEMİR Bey'e bir nezaket ziyareti ve hayırlı olsun temennisinde bulunma kararı aldık. 

Bu doğrultuda Diyanet Sen genel merkezinden çarşamba günü için randevu talebinde bulunduk. Bu talebimize olumlu yaklaşan yetkili sendika, genel merkezimizi arayarak çarşamba günü saat 11:30’a randevu vererek heyetimizi o saatte beklediklerini bildirdiler.  

Randevu saatinden 5 dakika önce, yani saat 11:25 te Diyanet-Sen genel merkezine giriş yaptık. Bizleri Hacıbey ÖZKAN’ın ofisine yönlendiren görevli bize dönerek ‘Mehmet Ali Güldemir beyin misafirleri birazdan çıkacak, en geç 5-10 dakikaya sizleri içeriye buyur edeceğiz’ deyince, bizler de beklemeye başladık.

Aradan 20 dakika geçmesine rağmen heyetimize en azından bir ‘Hoş geldiniz.’ diyecek herhangi bir yetkili gelmeyince, genel başkan yardımcımız Ahmet TAHİROĞLU hiddetlenerek "Bu nasıl bir misafir karşılamadır, yok mu genel başkanımıza ve heyetimize bir hoş geldin diyecek yetkiliniz?" diye serzenişte bulundu. İçeriden Hacıbey ÖZKAN çıkarak yanımıza geldi ve "Hoş geldiniz." deyip tekrar bizleri yalnız bırakarak kabullerin gerçekleştiği makam odasına girdi. 

5 dk. 10 dk. 20 dk. 40 dk. ve derken tam 50 dakika aşırı sıcak bir odada bizleri bekleten ve adeta görüşmek istemeyen Diyanet Sen yöneticilerinin bu çirkin hareketleri karşısında Genel Başkanımız Celaleddin GÜL,  yerinden kalkarak bu planlı ve gayri ahlaki davranışı protesto etmiş ve yardımcılarıyla beraber binayı terketmiştir. 

Yaklaşık bir hafta önce olağanüstü kongre yapan yetkili sendikanın yeni genel başkanı ile en azından iyi ilişkiler kurmak, bazı hassas konuları yüz yüze konuşmak ve sendikacılığa dair birçok konuyu değerlendirerek temiz bir sayfa açmayı arzu etmiştik. Ne yazık ki bunu gerçekleştiremedik. Kibir kulelerine takıldık.

Kibir abidelerini ve kibir kulelerini yıkmak için çıktığımız bu yolda ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha anladık. 

Anlaşılan, bizlere randevu veren Diyanet-Sen yöneticileri, bizleri küçük düşürmek amacıyla böylesi bir tiyatro ile sendikacılık tarihine kara leke olarak geçecek bir tezgaha imza atmışlardır. 

Mil-Diyanet Sen Genel Başkanı'nı ve genel merkez yöneticilerini küçük düşürmek için yapılan bu çirkin tezgahı ve ahlaksızlığı kınıyor, diyanet mensubu olarak camiamıza yakışmadığını belirtmek isteriz.

Değerli Diyanet Camiası! Bunu niye mi anlattık?

İkide bir bizlere, "Neden yeni bir sendika kurdunuz?" diye sual eden kardeşlerimin hakkı ve hakikati görmeleri için anlattık. 3M yani

maaş,

makam odası ve

makam aracı olarak anılan sendikacılık dönemini bitirmek ve yerine manevi, ilkeli ve liyakatli sendikacılığı (MİL) ikame etmek için yola çıktık. Üyesine tepeden bakan, azarlayan, bana üye olmaya mahkûmsunuz yaklaşımında bulunan, ayrılırsan seni perişan ederiz yaklaşımından, her sınavda ve mülakatta yalan söyleyerek seni kazandıracağız duygu sömürüsü yapılmasından, arkamızda hükümet var diyerek üyeyi hem korkutma hem ümitlendirme cambazlığından, sürekli üyelerini %2,5 luk zam artışına mahkum edip bunun ciddi bir kazanım olduğu yalanından kurtarmak için çıktık bu yola.

Güç zehirlenmesi sarhoşluğu yaşayıp kendi üyesine ve diyanet camiasına kibir kuleleri kuranlardan kurtarmak için çıktık bu yola. 

Önce ahlak ve maneviyat ilkemizin ne kadar değerli bir ilke olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz. Ranta değil hakka ortak olmanın, güçlünün değil haklının yanında olmanın ne kadar erdemli meziyetler olduğunu tekrar hatırlamış olduk.
               MİL-DİYANETSEN GENEL MERKEZİ

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN