Op. Dr. Muzaffer Yurttaş

Op. Dr. Muzaffer Yurttaş

Camiler namaz sonrası kapatılacak devlet daireleri değildir!

01-07 Ekim tarihleri arasında kutlanan, Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nda ana tema her yıl değişmektedir. Toplum ile buluşan projeler hayata konulmaya çalışılmaktadır. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Bu yıl cami ve kitap konusunun ele alınması takdire şayandır. İlk emri "oku" olan bir dinin mensuplarına yönelik uygulanması gereken ve hayata geçirilmesinde büyük yararlar olan bu projenin başarılı olmasını ve cami bahçesinde, otobüste, parklarda ellerinde kitap okuyan çocuk, genç ve yaşlıları görmeyi hayal ediyorum. Avrupa’ya gittiğimizde okuma konusunda karşılaştığımız güzel manzaraların ülkemizde de olmasını arzu ediyorum. 

Mehmet Görmez Hoca: "Camiler namazdan sonra kapatılacak devlet daireleri değildir." Bu önemli bir adım kutlarım. Cami, dükkan ve sohbet ortamlarını birleştiren modern külliyeler tasarlanmalı. Camiler yaşamın merkezinde devamlı olarak aktif olarak kullanılmalıdır. Camiler istişarenin, birlik olmanın, kesrette vahdetin sembolüdür. Asıl misyonuna dönmeden düzelme olamaz.

Cami, kucaklayan ve kendine yöneleni asla kapının dışına bırakmayan kutsal bir yuvadır. Öyleyse kadınıyla çocuğuyla, genciyle yaşlısıyla toplumun bütün fertlerinin bu yuvada huzura erme hakkı vardır. Camiler cemaatin olduğu yerlerdir. Camiler birlik mekanlarıdır. Camiler barışın, özgürlüğün temsilcileridir. Camiler ve minareler İslam’ın sembolleridir. Bir beldenin Müslüman olduğunun göstergesi, yani İslam’ın mührüdür. 

Cami, mihrabıyla bir mabet, minberiyle bir toplum, kürsüsüyle bir okuldur. Cami şefkat ve merhamet duyguları ile mü'minlerin yekvücut olduğu ve toplumun sorunlarına şefkat ellerini uzattıkları makamlardır. Camiler, tüm hayırlı hizmetleri bünyesinde toplayan en etkin ve yaygın sosyal hizmet kurumlarıdır. Ama cemaat bir araya geldiğinde birbirinin yüzüne bakmalı, derdiyle dertlenmeli, sorunları ve sevinçleri paylaşmalıdır. Yoksa cemaat görevini yapmamış olur. 

Camilerimizin maddi mimarları kadar, manevi mimarları olan din görevlilerimize büyük görevler düşmektedir. Kırık gönülleri tamir etme, ihtiyaç sahiplerine el uzatma, en sağlam kaynaklardan insanımızı bilgilendirme görevleri vardır. Mesai kavramı tanımadan görev yapan, insanımızın derdiyle dertlenen, insanlarımız arasında uzlaştırıcı ve bütünleştirici bir tutum sergileyen, her kesime hizmet etmeye gayret eden din görevlilerimize teşekkür ediyorum. Dünyadaki kavgaların, savaşların, açlığın ve zulmün bitmesi için gelecek kuşakların yani gençlerimizin Kur’an-ı Kerimi okuyup anlamaları ve camiyle buluşturulması gerekiyor. 

Tüm müftülerimizi ve din görevlilerimizi gençleri camiyle buluşturabilmek için hoşgörülü, muhabbet ve sevgi eksenli bir söylem ile hutbe ve vaazların da ilgi çekici hale getirmeleri konusunda gerekli düzenlemeleri yapmaya çağırıyorum. 
Son bir not daha. Camiler kilise görüntüsünden kurtulmalıdır. Camilerde sandalyelerde namaz kılınmasına son verilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığının uyarısına rağmen imamlarımızın bu konuda bir gayretlerinin olmadığını görüyorum. 

Tüm Diyanet Camiası, Kur'an ve Cami dostlarının bu güzel haftasını en kalbi duygularımla tebrik ediyorum.

Son Yazıları Tüm Yazıları

Çok Okunanlar

EDİTÖR SEÇİMİ

Namaz Vakitleri



Hava Durumu

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom